(ana sayfaya dön)

Kasim 2005

Sevgili Dostlar,

Uzun suredir yazamadim. Acil bir isin ustundeyken daha acil bir is onume geliyordu desem halimi anlatmis olurum herhalde.

Once kotu haberden baslayayim. Yonetim Kurulu baskanimiz sevgili Arman Onaran’i, hepimizin Arman Agabey’ini kaybettik. 20 yildir Yonetim Kurulu uyesiydi. Vakf’a cok buyuk yararlari olmustur. Arman Agabey hem caliskan hem de yasamin keyfini cikaran filozof, duyarli, sanatci ruhlu bir insandi, dunyanin en incelerinden... Benden 20 yas buyuktu ama arkadasim ve sirdasimdi. Acimiz dinecek gibi degil. Ama biliyorsunuz - cok soyledim - biz surekli ileri bakanlardaniz. Uzun sure yas tutmayiz, tutamayiz, buna hakkimiz yok. Bu bugun de boyle, yarin da boyle olacak.

Cocuk sayimiz 45’e cikti. Sinirimizi cok astik. Herkesin el ustunde tuttugu iki yasinda ikizlerimiz var artik... Korku nedir bilmeyen ve sadece anneleri Sevgi’nin anladigi bir dil konusan iki canavar. 12 yasinda Vakf’a gelen Ulas, gecen yaz Istanbul Bilgi Universitesi Matematik Bolumu’nden mezun oldu ve yuksek lisansa ITU’ye girdi. Dilek kizimiz Kocaeli Fizik’i bitirip yuksek lisansa basladi. Sadece bilimde degil sanatta da basariliyiz: Dramaturji’den mezun olan Emine alti ayligina Almanya’ya gittikten sonra Ankara Universitesi’nde yuksek lisans programina girecek. Iki cocugumuz da Almanya’da dil ogreniyor.

Yonetim Kurulumuzda onemli degisiklikler oldu. Yeni Yonetim Kurulu baskanimiz her gecen yil daha da yakisiklasan Tarik Akan. Tarik Akan, kisiliginin ve durusunun otesinde Tas Mektep gibi basarili bir kurumun yoneticisi olarak da aramiza katildi. Aynen bizim gibi her yaptigi isin ustesinden gelen Ersin Salman da Yonetim Kurulumuzun yeni uyesi. Iki yeni uyemiz daha var: Kazim Inal ve Serpil Gur. Her ikisi de Vakif’la cok yakindan ve canla basla ilgileniyor. Onlarin Yonetim Kurulu’na girmesiyle gorevimin azalacagini umuyordum. Tam tersi oldu! Gecmiste aksattigimiz burokratik ve idari isleri yoluna koymak gibi gereksiz oldugunu soylemekten hoslandigim ama icten ice gerekliligini bildigim bir ugrasa giristiler. Ayrica Vakf’in kurumsallasmasi icin gerekli adimlari atiyorlar. ITU’de profesor ve ayrica karikaturist Tayfun Akgul de Yonetim Kurulumuz’da. Tayfun arkadasimiz Aziz Nesin’in telif haklarindan sorumlu.

Ozellikle Aziz Nesin kitaplarini basmak icin bir yayinevi kurduk: Nesin Yayincilik. Aziz Nesin’in 100 dolayinda kitabinin 36 tanesini bastik bugune kadar. Digerleri de sirada. Kitap siparislerinizi www.nesinyayinevi.com adresinden yapabilirsiniz.

Aziz Nesin hicbir seyi atmayan ve her seyi biriktiren bir insandi. Latife olarak, kendisine, “sen her sey koleksiyoncususun” derdim “her sey”in ustune basa basa, o da kis kis gulerdi... Nitekim, eline ayni tur nesneden ne zaman iki tane gecse hemen o seyin koleksiyonunu yapmaya baslardi. Kâgit agirligi, kâgit acacagi, baston, semaver, para, pul, rozet, tiras bicagi, tespih, kukla Aziz Nesin’in koleksiyonunu yaptigi nesnelerden sadece birkaciydi. Bir de gazete koleksiyonu vardir. Cocuklugumun ayrilmaz parcasidir bu gazete koleksiyonu. 1955’ten beri Turkiye capinda dagitilan tum gazeteteler her gun alinir ve biriktirilir... Tasinmalarimizi animsiyorum. Yeni eve once bir iki kamyon ev esyasi, ardindan uc dort kamyon dolusu gazete gelirdi... O gazeteler ciltlenecektir ama parasizliktan birturlu ciltlenemez. Zamanla o kadar cogaldi ki gazeteler, ya onlar ya biz ikilemine ulastik. Babam her zamanki pratik zekâsiyla cozum buldu. Sehpalari, masalari, divanlari gazetelerden yapti. Ustuste yig, ustune bir ortu... Bir iki yastik... Al sana divan, hem de en zarifinden... Her polis baskininda ev darmadagan olurdu tabii. Tasnif edilmis ve istiflenmis gazeteler yeni bastan tasnif edilir ve yeni mobilyalar yapilirdi. Sonra, 1973’te bu gazeteler Vakf’a geldi. Her gecen gun cogaldilar... Her seyden once koyacak yer sorunuyla karsilasildi. Vakif’ta gazeteler oradan oraya tasindi durdu. Sonra o gazeteleri korumak gerekir. Toz, nem, isik, fare, kurtcuklar, yangin, sel, akan tavanlar... Ne badirelerden gecti o gazeteler. Ama babam da basa cikamaz hale gelmisti artik. Pes edip gazeteleri SEKA’ya satmaya niyetlendi. Kiyametleri kopardim. O gazeteler yuzunden yillarca neler cektigimizi ben bilirim... Babami ikna etmem zor olmadi ama, onun da ici el vermiyordu. Ama olumunden sonra gazeteler bana kaldi. Keske ikna etmez olaydim dedim kendi kendime! Atsan atilmaz, satsan satilmaz... Cocuklugumun bir parcasi... Giderek de kullanilmaz hale geliyorlar. Dile kolay 1955-1995 arasi 40 yillik bir gazete koleksiyonu. Kapladigi alani ve hacmi bir gozunuzde canlandirmaya calisin... Ilk yaptigim is gazete biriktirmeye son vermek oldu. Zor bir karar oldu ama her seyin bir siniri vardir... Gecen yil gazeteleri ciltlettirmeye basladik. Ciltleri koyacak kitapligi da biz Vakif’ta elcegizlerimizle yaptik. Daha cok emektar Teo’nun elcegizlerinden yararlandik. Cogu bitti azi kaldi. 2000 kusur cilt yapildi. 500 kadari kaldi. Tamamlandiginda maddi, manevi ve tarihsel cok buyuk bir deger olacak elimizde. Galiba 2006’dan sonra tekrar gazete biriktirmeye baslayacagiz...

Nesin Vakfi’nda onemli bir baska yenilik daha var. Dort cocugu bir anneyle birlikte gene Vakif arazisinde bulunan bir eve tasidik. Kucuk bir birim olustu. Bir aile... Cok mutlular yeni evlerinde. Kekler, borekler yapiyorlar, arkadaslarini caya davet ediyorlar. Cocuklarda cok olumlu degisiklikler gozlemledik. Bunun uzerine bir baska binada buna benzer iki kucuk birim olusturacagiz. Sevgili Tan Oral projeyi ciziyor.

Ciftligimiz ikinci yilini doldurdu. Gayet basariliyiz. Daha kâr etmiyor ama zaten kâr amaciyla kurulmamisti. 2006’yi ciftligin basa bas cikaracagini, bir sonraki yil kâra gececegini umuyoruz. Ciftlik sayesinde daha saglikli ve daha dogal besleniyoruz. Dort inegimiz var. Ikisi dogurdu. Maalesef biri oglan dogurdu! Buyusun oglani satacagiz. Buyuk baslarda boyle... Elliye yakin koyun ve kocumuz, yuzlerce tavugumuz var. Gecenlerde ciftlige ari kovani koyduk. Baharda kendi balimizi kendimiz kasiklayacagiz.

Her ayin ilk pazartesi gunu Galata restoranda Nesin Vakfi dostlari bulusup yemek yiyor. Galata restoran Galatasaray’dan Tunel’e dogru giderken sag kolda olan Adli Orhan Apaydin sokaginda, elli metre sonra hemen solda.

Nesin Vakfi’na bagislarinizi artik internetten yapabilirsiniz. (www.nesinvakfi.org) Katkilariniz icin cocuklarimiz adina tesekkur ederim.

Malatya’da olanlar cok uzucu elbette ama bunu tum SHCEK’e genellemek ve Cocuk Esirgeme Kurumlari’na yardimi keserek cocuklari cezalandirmak dogru degil elbette. Her ne kadar bizi ellerine gecirmeye calismis olsalar da, SHCEK’in bunyesinde son derece ozverili ve yokluklarla savasarak calisan bircok calisan var.

Toplumsal dayanismayi sadece bayram vesilesiyle degil, surekli animsamaniz dilegiyle bayraminizi kutlariz.

Sevgilerimizle,

Ali Nesin

(ana sayfaya dön)