2003 Kasım

Sevgili Dostlar,

Pek iç açıcı olmayan ama mutlu sonla bitecek bir konuyla başlayayım. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu SHÇEK’e karşı idari mahkemede açtığımız davanın ilk ve son durusmasi 18 Kasim’da yapildi. Animsarsaniz SHÇEK Nesin Vakfi’nin isletmesini devralmak istiyordu. Inanilir gibi degil ama gerçek. Parayi bize verin, cocuklara biz bakalim, diyorlardi. Yasalara göre TC’den baskasi çocuk bakamazmis... Uzunca bir süre direndikten sonra, tüm anlasma yollari tikanip bize baska seçenek birakmadiklarinda devleti dava etmistik.

Hakli oldugumuza çok inandigim bir davaydi. Bir degil, iki degil, her açidan hakliydik: hukuksal, vicdani, insani, mantiksal, toplumsal, dünyanin ve Türkiye’nin gidisati, siz sayin... Her ne kadar birçok kisi, “Burasi Türkiye, ne olacagi belli olmaz” dese de, bu davayi kazanacagimiza eminim.

Isi gücü biraktik, dünyanin parasini ve bizce çok degerli zamanimizi vererek Ankaralara gittik. Bu is için dördüncü Ankara’ya gidisimiz... Genç avukatimiz Seda Akço hukuk fakültelerinde okuma parçasi olarak okutulmasi gereken olaganüstü bir konusma yapti. Tane tane, son derece akici ve etkileyici ve en zor teknik konulari en basite indirgeyerek... Yargiçlar daha kararlarini kagida dökmediler. Rahat olun, SHÇEK’in isletmesini Nesin Vakfi’na devredebilirler de tersini yapamazlar.

Aziz Dede çiftligi faaliyette! Dün 6 inegimizi ve 22 koyunumuzu çiftlige götürdük. Tavuklarimizi da yakalar yakalamaz çiftlige götürecegiz. Vakif’ta da hayvan kalacak elbet, ama eskisi kadar çok degil. Bahçeyi çok pisletiyorlardi, bize yer kalmiyordu, çiçeklerimizi, sebzelerimizi, meyvelerimizi yiyorlardi.

Çiftlik kar amaci gütmeyecek. Kendi kendini döndürsün, bizi de saglikli beslesin yeter. Kar ederse de üzülmeyiz.

Tüm ürünlerimiz dogaldir, organik dediklerinden. Daha dogali olamaz. Dört cevherden, yani toprak, su, hava ve günesten (atesten) olusur.

Bu iste de basarili olacagiz. Bugüne kadar hiç basarisiz olmadik, basarisizliga tahammülümüz yok.

Emektar inegimiz Mersedes ve hisim akrabasi bir kez daha gebeler. Mersedes sarisin bomba görünümünde; biraz yasli bir sarisin bomba... Bakislari, damarlarindan kan akan her erkegin yüregini hoplatacak kadar cilveli hala daha, farli ve bir o kadar da utangaç. Dayanilir gibi degil... Umariz bu gebeligi de atlatir ve, ne deniyorsa disi buzagiya, iste ondan dogurur.

Bilgin Inanç dostumuz, restoraninin çift aylarin ilk pazartesisinin TÜM gelirini Nesin Vakfi’na bagislayacak. Aralik’in ilk pazartesi, yani 1 Aralik aksami Galata restorana bekleriz: Adres: İstiklal Cad. Orhan Adli Apaydın Sk. No:11, Tünel, Beyoğlu (İstanbul Barosu karşısı).

19 Aralik’ta Armada’da (İstanbul) Aziz Nesin’in 88’inci dogumgününü kutluyoruz. Davetiyesi 40 milyon. Davetiye için 0533 711 85 61’i makul saatlerde arayabilirsiniz.

Gelecek baharda, saatte tam 1 mm hizla akan ve her geçen yil topragimizi yutan Karasu deresini zaptedecegiz. Tas lazim. Tas deyip de geçmeyin, o kadar pahali ki fiyatini aklimda tutamadim bile. Olur a, belki bagislayacak tasi olan vardir.

Sorumlulugunu üstlendigimiz çocuk ve genç sayisi 40. Egitim durumlarina göre dagilim söyle:

Anaokulu

1

İlkokul 1

12

Orta 1

7

Lise 1

4

Üniversite hazirlik

5

Üniversite

7

Staj

3

Yüksek Lisans

1

Ücretli çalisan sayisi 18. Tam zamanli gönüllü çalisan sayisi 5. Yari zamanli gönüllülerimiz da var. Çocuklarimiz da her türlü işte çalisirlar. Bugün örnegin çoluk çocuk çiftlige gidip çevre temizligi yaptik. Büyüklerimiz yol insaatinda çalisti. Nesin Vakfi Nesin Vakfi olali bu kadar çok çalisan görmemistir. Tam kapasite çalisiyoruz.

Ücretli çalisanlarimizin görevleri söyle: Bir müdür, biri sehirde biri Vakif’ta olmak üzere iki sekreter, iki ögretmen, iki anne, bir psikolog, bir seramikçi (kültür bakanimiz), bir kütüphaneci, bir temizlikçi, bir bahçivan, iki ahçi, iki insaat isçisi, iki kisi de çiftlikte, etti 18...

Gönüllüler: Bir marangoz, bir terzi, iki isçi, iki matematik öğretmeni, bir fotograf ögretmeni, bir anne, bir baba...

Seramik atölyemiz çok faal. Pek yakinda ürünlerimizi piyasaya sürecegiz. Neyin nesi oldugunu yapanin dahil kimsenin anlayamadigi esi benzeri görülmemis sanat eserlerimiz oldugu gibi son derece kullanisli ve estetik seylerimiz de var.

Nasil oluyor da bunca yükün ve sorumlulugun altindan kalkabiliyoruz diye soruyorum kendi kendime bazen. Hiç kusku yok ki sayenizde oluyor bunlar. Bizden maddi ya da manevi desteklerini esirgemeyen tüm dostlara tesekkürler. Bizim ardimizda trilyonerler yok, bizim ardimizda, Aziz Nesin’in deyimiyle, “varindan degil yogundan verenler” var.

Nesin Vakfi çocuklari ve çalisanlari adina seker bayraminizi kutlarim.

Ali Nesin