|
Sevgili Dostlar,
Uzun zamandir yazamiyorum. Nedeni diger
sorumluluklarimi az bularak üstlendigim Matematik Dünyasi dergisidir. Abone
olmanizi israrla öneririm. Adresi
www.matematik.dunyasi.com.
Nesin Vakfi'nin da bir web sitesi var
artik. Her ne kadar daha tamamlanmamissa da begeni topluyor. Adresi
www.nesinvakfi.org.
Emine kizimiz tiyatro elestirmenligi
bölümünden mezun oldu. Adinin açiklanmasini istemeyen bir baska arkadasimiz
adinin açiklanmasini istemedigi bir üniversitenin adinin açiklanmasini
istemedigi bir bölümünde yüksek lisansa basladi.
Yeni çocuklarimiz var. Toplam 37 çocuk
ve genç olduk. Üç yasinda aldigimiz Gül büyüyor ve – inanmayacaksiniz –
kahkahalarla, ne kahkahasi, çiglik atarak gülüyor, ilk alti ay hiç gülmedi.
Yeni bir psikologumuz ve seramikçimiz
var. Azla yetinen özverili bir anneye, bir müdüre ve bir ögretmene
gereksiniyoruz.
Umut sünnet oldu. O küçücük bedenden
umulmayacak bir yaygara koparmis. Sanki bir tek onda var... Bu arada zavalli
sünnetçinin tüm sülalesi de siradan geçmis, dört kisi zaptedebilmis. Umut artik
ayakta.
Devlete açtigimiz dava sürdügünden
yasalara uyan bir kurumun yasalara uyan bir yönetcisi olarak bu konudan söz
etmek pek istemiyorum. Kazanacagimizdan suncacik kuskunuz olmasin.
Animsiyorsaniz Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Vakfimizin isletmesini,
yani çocuklara bakim isini devralmak istiyordu. Gerekçeleri de, kisaca, herkes
çocuk okutursa bu memleketin hali n’olur’du.
Mersedes, Milenya ve Cilveli hamileydi.
Bilmeyenlere: Bunlar Nesin Vakfi’nin (kendilerinden özür dileyerek söylüyorum)
inekleridirler. Dogurdular. Iki erkek, bir disi buzagi dogdu. Erkek buzagilari
doguranlara demedigimiz kalmadi. Mersedes’in oglu olan bogayi (özellikle ad
koymamistik) 1,3 milyara sattik. Su anda üçü küçük alti büyükbas hayvanimiz var.
Bunun disinda koyunlarimiz, cins cins tavuklarimiz, ördeklerimiz, tavus
kuslarimiz ve güvercinlerimiz var. Artik Vakif sinirlarindan tasmaya baslayan
hayvanlarimiz için 1 km ötede bir çiftlik kuruyoruz. Birincil amacimiz, Vakf’in
besin gereksiniminin saglikli bir biçimde karsilanmasidir. Kar getirirse ne ala.
Zavalli Mersedes çok yaslandi. O kadar
çok emegi geçti ki bu hayvanin Vakf’a, ondan ayrilamiyoruz... Boyumuz onun
sayesinde uzadi, onun sayesinde güçlenip kuvvetlendik. Vakf’in tek inegiydi,
veremliydi, yasliydi, hirpalanmisti. Biz onu sevdik, o bizi sevdi. Birdi yedi
oldu. Bir insan gibi anlamli baktigini söylesem bana inanir misiniz? Mersedes’in
bir heykelini dikmeliyiz bahçeye.
Patlicanimizi, domatesimizi, hiyarimizi,
biberimizi, semizotumuzu, kabagimizi, bilumum sebze ve meyvemizi biz
yetistiriyoruz. Peynirimizi, yogurdumuzu ve kaymagimizi biz yapiyoruz.
Yumurtalar da bizden. Sucuk, reçel, meyve sularimizi da biz yapiyoruz… Et de
bizim et. Kisin sera yapacagiz. Hani Türkiye’de üretilmezdi?
Bu yaz çoluk çocuk Dogu Karadeniz’e
geziye gittik. Tam üç hafta dolastik.
Sevgili dostumuz Yüksel ve Berkan
Atakan sayesinde artik bir yangin merdivenimiz var. Tiyatro salonumuzu da
kendilerine borçluyuz. Tesekkür etmeye bile dilim varmiyor.
Ifsak’ta bir fotograf sergisi açtik.
Bizim çocuklar oldugu için söylemiyorum – hiçbir zaman bunu yapmam – gerçekten
son derece basariliydi.
Bayramlarda, yilbaslarinda ve benzer
günlerde dagitilmak üzere çocuklarimizin yaptigi (abartisiz) olaganüstü
resimlerden kartpostallar bastik. Sirketlere duyurulur.
Kis geldi. 60 ton kömür almak, okullara
harç yatirmak, çocuklara okul malzemesi almak gerekiyor…
Bundan böyle her ay kisa da olsa
yazmaya çalisacagim. Gecikme için özür dilerim.
Nesin Vakfi’nin alabildigine özgür
havasini solumaya bekliyoruz.
Sevgiler.
Ali Nesin
|