|
Sevgili Dostlar,
Bu ay Mersedes'i, Milenya'yi, Cilveli'yi, Hamdi'yi ve Fitnat'i
bir yana birakip cok daha onemli bir konuya dokunmak istiyorum:
Nesin Vakfi'nin devletle olan sorununa.
Eylul mektubumda devletle olan sorunlarimizi soyle bir citlatmistim.
Medyadan da izlemis olabilirsiniz. Iste biraz daha ayrinti:
2828 sayili yasa Sosyal Hizmetler ve Cocuk Esirgeme Kurumu'yla
ilgilidir. Bu yasaya 12 Eylul doneminde eklenen 4e bentine gore,
"Korunmaya muhtac cocuklarla iliskin sosyal hizmetler, ancak
bu Kanunla kurulan Kurum tarafindan yurutulur."
Bu bente dayanarak Nesin Vakfi'nin isletmesini devlet bizden devralmak
istiyor. Biz devlete para verecekmisiz - tabii bu arada siz de -
cocuklarimiza devlet bakacakmis... Mudur, ahci, bakici, anne, bahcivan,
temizlikci, tüm hizmetlileri devlet atayacakmis... Yönetmelikler,
tüzükler, kararnameler...
Boyle bir durum karsisinda ne denir? Ben bilmiyorum. Bilen varsa
soylesin. Bundan daha absurd bir durum olabilir mi? Saskinligimi
ifade edecek yeterince guclu bir unlem bulamamiyorum.
Karsi olsak da olmasak da yasa boyle diyor. Yapacak bisey yok...
Yasalara karsi boynumuz kildan ince... Yasa ne derse o olur...
Ancak... Ancak yasa sadece yukarda alintiladigim 4e bentini soylemiyor
ki...
Yasada ayrica "Korunmaya Muhtac Cocuk"un ayrintili bir
tanimi yapilmis (3e benti). Aynen aktariyorum (buyuk harfler benden):
"Korunmaya Muhtac Cocuk"; beden, ruh ve ahlak gelisimleri
veya sahsi guvenlikleri tehlikede OLUP;
1. Ana veya babasiz, ana ve babasiz,
2. Ana veya babasi veya her ikisi de belli olmayan,
3. Ana veya babasi veya her ikisi tarafindan terkedilen,
4. Ana veya babasi tarafindan ihmal edilip; fuhus, dilencilik, alkollu
ickileri veya uyusturucu maddeleri kullanma gibi her turlu sosyal
tehlikelere ve kotu aliskanliklara karsi savunmasiz birakilan ve
basibosluga suruklenen cocugu [...] ifade eder.
Yukardaki "OLUP" sozcugu elbette "ve" anlamindadir.
"Ya da" anlaminda olsaydi, daha sonra siralanan dort kosulun
arasina girer ve o dort kosul bes kosul olurdu.
Yasa bu kadar acik ve net. Hicbir yoruma yer birakmayacak olcude...
O kadar ki, imla hatasi bile yok...
Demek ki yasaya gore yukardaki tanima uyan cocuklara sadece Cocuk
Esirgeme Kurumu bakar. Tamam... Ama bizim Vakf'a aldigimiz cocuklar
bu tanima uymuyorlar ki... Cunku bize geldiklerinde cocuklarimizin
"beden, ruh ve ahlak gelisimleri veya sahsi guvenlikleri tehlikede"
degildi. Ya kendi ailelerinin ya da yakin akrabalarinda kaliyorlardi,
sokakta degillerdi, fuhusa degil, olsa olsa genc yasta evlilige
surukleniyorlardi. Yoksullardi. Okuyamayacaklardi. Yani bizim cocuklarimizin
"beden, ruh ve ahlak gelisimleri veya sahsi guvenlikleri"
degil, egitimleri tehlikedeydi.
Demek ki biz, "korunmaya muhtac cocuklar" vakfi degil,
"egitime muhtac cocuklar" vakfiyiz. Yani biz 4e bentinin
kapsamina girmeyiz.
Bu soyledigim, yasanin kapsamina girmemek icin uydurdugum bir bahane
degil, biz gercekten "egitime muhtac cocuklar" vakfiyiz.
Ornegin, biz, okuyamayacagi apacik belli olan uyusturucu muptelasi,
zihinsel ozurlu ya da ruhsal sorunlari olan cocuk almayiz Vakf'a.
Ama anlamak istemiyorlar. Kendi koyduklari yasaya uymayip, "Ama
Ali Bey, korunmaya muhtac cocugun ne anlama geldigini siz de biliyorsunuz,
biz de biliyoruz... Yasadaki o tanim, tam korunmaya muhtac cocuk
tanimi degil ki..." diyorlar...
Bunu soyleyen bir hukukcu... Ilahi hukukcu diye iste ben buna derim!
Yanitim akli basinda her insanin yaniti gibi: O yasayi ben yazmadim.
Siz yazdiniz. O yasaya "korunmaya muhtac cocuk"un tanimini
size ben koyun demedim, siz kendiniz koydunuz. Neden koydunuz? Karisiklik
olmasin, yasadaki terimlerden ne anladigimizi bilelim, her onune
gelen terimleri kendine gore yorumlamasin diye koydunuz... Yasada
tanimli terimleri kendinize gore yorumlama hakkiniz yok. Siz yasayi
yorumlamakla degil uygulamakla yukumlusunuz.
Yasada bir baska bent daha var, 4f benti, diyor ki, "Bu kanunla
kurulan Kuruma bagli kuruluslarin disindaki sosyal hizmet kuruluslarinin
kurulmasi IZNE TABI OLUP, alinacak tertip ve tedbirlerle bunlarin
hizmet, isleyis ve personele iliskin husularda tespit edilen standart
ve esaslara uygun olarak faaliyette bulunmalari saglanir."
Demek ki bizim Sosyal Hizmetler'den izin almamiz ve onlarin denetimine
tabi olmamiz gerekiyor. Basimiz ustune... Seve seve. Gelsinler denetlesinler.
Hem biz disardan bir gozle denetlenmis oluruz, hem - bir de bakarsin
- onlar boylece bir iki sey ogrenirler.
Izin icin bakanliga bir dilekce yazdik.
Durumu ayrica aciklamak icin Sosyal Hizmetlerle sorumlu bakanlarla
gorusmeye gittim. Bakan Hasan Gemici'ydi ilk zamanlar. Olmadi, Hasan
Gemici ya ilgilenemedi ya da yapamadi. Hasan Gemici'nin istifasiyla
bosalan bakanliga Melda Bayer atandi. Melda Bayer'le de gorusmeye
gittim. Isi gucu birakip Ankara'ya tasindim anlayacaginiz. Melda
Bayer anladigim kadariyla cok ugrasti izin alabilmemiz icin. Olmadi,
o da yapamadi. Gucu yetmedi sanirim. Nasil oluyorsa, TC bakanindan
ve yasalardan guclu o guc neyse... (Gercekten bilmiyorum o gucun
ne oldugunu.)
Yeni bakanin tavrini bilmiyorum. Tavri olumluysa da sozunu gecirip
geciremeyecegini bilmiyorum.
Dilekceyi sunusumuzdan bu yana iki ay geçti, bakanliktan yanit
gelmedi. Bunun anlami olumsuzdur, yani dilekcemizi kabul etmediklerini
gösterir. Demek ki idari dava acma hakkimiz dogdu. Davayi kazanacagimiz
kesin. Cunku hem vicdanen, hem mantiken, hem de hukuken hakliyiz.
Daha fazla nasil hakli olunabilir ki?
O kadar hakliyiz ki, yargic Sosyal Hizmetler'i Nesin Vakfi'nin
denetimine bile verebilir.
Iste böyle...
21 Aralik'ta Aziz Nesin 87 yasina basiyor. Sadece yukarda yazdiklarim
Aziz Nesin'in ölmediginin ve gerçekten 87 yasina bastiginin kaniti
degil midir? Bir yemekle kutlayacagiz dogumgününü. Konuklarimiz
arasinda Rutkay Aziz, Müjdat Gezen, Vedat Günyol ve Deniz Türkali
de olacak. Davetiye için nesinvakfi@turk.net adresine yazabilirsiniz.
Ayaklarimin yere, kafamin hukuga bastigini, dolayisiyla panige
mahal olmadigini bildirir, tüm dostlara sevgi ve saygilarimi sunarim.
Ali Nesin
Nesin Vakfı Yönetmeni
|