|
Sevgili Dostlar,
Cok heyecanli bir ay gecti. Neler oldu neler...
Iki kiz kardes gelmisti Vakf'a. Geldikleri gun gordum. Dogal olarak
korku icindeydiler. Kimbilir hangi kosullardan saray gibi bir yere
gelmislerdi. Ortama, arkadaslarina, odalarina bir iki gun icinde
alistilar ama. Vakf'i cabucak benimsediler. Cogu zaman oldugu gibi...
Cocuklarin intibak gucu muthis.
Derken cocuklar geri alindi. Iki gozu iki cesme ayrilmislar. Uzulduk
elbet.
Ama uzun sure uzulemeyiz biz. Boyle bir luksumuz yok. Hep ileriye
bakmak zorundayiz.
Sonra bes yeni cocuk daha geldi. Sayimiz 39 oldu. Tam kapasite
ve tum gucumuzle calisiyoruz. Bu guc, bu enerji, bu azim, bu irade
bize nerden geliyor?
En kucugumuz bundan boyle Gul biline!
Siz Gul'un adinin Gul olduguna bakmayin. Gul hic gulmez. Adinin
rica kipi olarak konuldugunu saniyoruz.
Geldigi gun iki yasindaydi. Vakif'ta cocuklar cabuk buyurler. Hemen
ertesi gun uce girdi. Satafatli ve tantanali bir dogumgunu partisi
yaptik. Sevindi galiba, dudaklarinin kipirdadigini, bunun gulme
belirtisi oldugunu soyleyenler var.
Neslisah abla, Irem teyze oldu. Ama hala daha kikir kikirlar. Hic
adam olacaga benzemiyorlar.
Ergenlige yeni girmis genckizlarimiz en kucuk kardeslerine kucaklarinda
yemek yediriyor. Bizde boyle. Buyukler kucuklere, kucukler buyuklere
yardim eder...
En kucugumuz simarmasin diye gittikce daha kucuk cocuk aliyoruz.
Bazi buyuk cocuklar, "Ali Abi yakinda hamile kadin alacak"
diye benimle dalga geciyorlarmis, kulagima geldi.
Ascimiz Abuzer Vakf'a guvercin getirdi. On guvercinimiz var artik
ve simdilik. Pacali guvercinler. Birkaci bembeyaz. Maviye calan
beyaz, pembeye calan beyaz cok gordum, ama bunlar beyaza calan beyaz,
acik beyaz filan demek gerekir. Dogrusunu soylemek gerekirse kafeste
olmalari yuregimi parcaliyor. Her ne kadar kafesleri bir aslan kafesi
kadarsa da... Onlar hayatlarindan memnunlar ama, ekmek de su da
Vakif'tan...
Gecen mektubumda Vakf'a tavuskusu istedigimi yazmistim, Vakf'a
yarasir demistim... Bir dostumuz arastirmis, tavuskuslarinin fiyati
5 trilyon muymus neymis. Vakf'a mutlaka bir indirim yaparlarmis...
Hemen sanatcimiz Suleyman'a bir tavuskusu heykeli ismarladim. Suleyman
tavuskusu heykeli eskizi icin ansiklopediler karistiriradursun,
Izmir'den dostumuz Sibel Akkol'dan bir mesaj aldim. Babasinin ciftliginde
tavuskuslari varmis. Bize iki tavuskusu verebilecegini soyledi.
Vazgecer filan, neme lazim, hemen firlayip Izmir'e gidip aldik tavuskuslarini.
Biri disi biri erkek olaganustu iki yaratik geldi. Gencler daha,
bir yasindan gun almamislar. En suslusu erkek, rengarenk, oylesine
ki gokkusagi bizim erkek tavuskusunun yaninda vesikalik fotograf
gibi kalir. Kuyrugu 2-3 metre oluyormus buyudugunde. Simdilik guvercinlerin
kafesindeler, alistiklarinda salacagiz bahceye.
Bu kadar guzel olabilir bir hayvan. Hele erkek olani... Nerdeyse
ayip bir erkek icin bu kadar guzel olmak, dogada sus namina ne varsa
takip takistirmis.
Bir ad vermek gerekiyor. Erkege ad bulmakta cok zorlandik. Cok
aradik. Turkcenin erkek tavuskuslarina ozel ad vermeye musait olmadigina
karar vermek uzereydik ki, ad bulundu: Hamdi!
Hamdi ve esi Fitnat Hanim ben bu satirlari yazarken, guvercinleri
yuvalarindan kovup istirahate cekilmisler, bu haftasonu daha goremedim.
Bir baska secenek de Tahir ile Zuhre... Bakalim hangisi tutacak.
Yetmis kadar tavuk pilicimiz var, hani hindileri kandirip altlarina
koydugumuz tavuk yumurtalarindan cikan. Buyuyorlar. Sanirim pek
yakinda yumurtamizi da biz yumurtlayacagiz.
Gelelim memelilere...
Koyunlarda bir sorun yok. Yirmi kadar koyunumuz var. Yerimiz daha
genis olsa cok daha fazlasi olabilirdi.
Meger Mercedes gunde 15 kilo sut vermezmis... Topu topu - o da
ikina sikina - uc kilo mu ne verirmis... Gercegi ogrendigimde cok
kizdim, cok bagirdim. Vakif'ta hicbir inek bugune dek bu kadar azarlanmamistir.
Kocaman inek... Guvercin degil ki bu guzelligi icin besleyelim.
Dogru bogaya... Uc inegimizin ucu de gebe simdi. Merak edenlere:
Inekler de aynen insanlar gibi dokuz ay on gunde dogururlar.
Umariz Mercedes bu yasinda hamileligi kaldirir.
Milenya'nin sutu de eklenince yogurdumuza ve peynirimize yetecek
kadar sut cikiyor.
Artik sucuklarimizi da kendi etimizden biz imal ediyoruz.
Derin budamadan anlayan ve bize derin budamayi anlatacak birine
ihtiyacimiz var. Meyve agaclarimiz yaslaniyor, genclestirmek gerekiyor.
Eti, sutu, bali, yumurtayi, meyveyi ve sebzeyi olabildigince disardan
almadan beslenmek istiyoruz. Recel, marmelat, komposto, tursu, sucuk,
yogurt, peynir, ayran, kaymak, tereyag, sira, pekmez, gibi mamulleri
biz kendimiz uretmek istiyoruz, bircogunu da uretiyoruz. Amacimiza
pek uzak degiliz.
Bundan uc yil once 22 donumluk bir araziye 200 kusur ceviz fidani
dikmistik. Yirmi yil sonra yilda en az 20 bin dolar para birakacak
bu fidanlar, yani bizim iki-uc aylik giderimizi karsilayacaklar.
Sadece bugunu ve onumuzdeki gunleri degil, bizden sonraki gunleri
de dusunuyoruz. Bu yaz ceviz fidanlarimiz pek saglikli degildi,
bir hastalik musallat olmus. Cevizden anlayan, danisabilecegimiz
bir dosta gereksiniyoruz.
Komurumuz geldi. Otuz ton biz aldik. Yirmi ton da Erdogan Senay'dan
geldi. Erdogan Senay'a ve bize bu baglantiyi kuran dostumuz Yasemin
Tutal'a sicacik sevgiler.
Yeni internet sitemiz yapiliyor... Yurdanur Erdem ve Goksen Gozde
sayesinde. Adresi www.nesinvakfi.org olacak.
Bir de ne yapacagimizi bilmedigimiz bir bogamiz vardi animsarsaniz,
Mercedes'in torunu, Milenya'nin oglu. Kucagi pek sevmekten ote bir
kusuru bulunmayan yakisikli bogamiza bahceli bir ev ariyoruz.
Delikanlilarimizdan Cayan Marmara Universitesi heykel bolumunu
kazandi.
Suleyman'la Cayan ordeklerimize havuz yapiyorlar. Temeli Haziran
2002'de atilan uc metrekarelik ordek havuzumuzun GAP projesinden
daha cabuk bitecegine inaniyoruz.
Suleyman ayni zamanda kutuphanemizdeki kitaplar icin ex libris
tasarliyor.
Bugune dek soylemeye firsatim olmadi. Kutuphanemizde 25 bin dolayinda
kitabimiz var. Hepsi de sevgili Besimemiz tarafindan teker teker
bilgisayara kaydedildi.
Turkce ogretmenimiz Mehmet Ali, Aziz Dedesinin yazilarini eski
Turkceden Latin alfabesine aktariyor.
Gecmis Nesin Vakfi mektuplarini isteyen yeni dostlarimiz bana ozel
yazabilirler.
Cocuklarinin tavuskusu yumurtasiyla ve Mercedes marka sutle beslendigi
Nesin Vakfi'ndan tum dostlara sevgiler.
Ali Nesin
Nesin vakfý Yönetmeni
|