2001 Nisan

Sevgili Dostlar,

Bu zor günlerde iç açici haberlere susamissinizdir. Iste...

Geçen aksam Vakif’ta bir piyano sesi duydum. Bir Beethoven sonati.... Baktim, bizim Tayfun - meshur Sema’nin agabeyi - çaliyor. Tayfun’un son birkaç aydir piyano dersleri aldigini, piyanoya ve müzige tutkulu oldugunu, her gün ve her gece saatlerce ve inatla piyano çalistigini ve Vakif ahalisini illallah dedirttigini bilirdim ama bu derece iyi olacagini beklemiyordum dogrusu. Gözlerim yasardi. Verilen emeklerin bosa gitmedigini görmek ne büyük mutluluk!

23 Nisan’daki tiyatro salonumuzun açilisinda Tayfun da sahneye çikacak.

Bizde sanatçi çok! Emine tiyatro, Süleyman resim okuyor. Yagiz Anadolu delikanlisi Çayan heykele hazirlaniyor. Süleyman, Çayan ve ben her hafta dört saat resim yapariz. Esengül kizimiz da seramige kaptirdi kendini. Vakif çocuklarina da ögretiyor.

Bilimcilerimiz de var. Tarkan fizik, Ulas matematik okuyor. Ulas benim ögrencim. Sinifinin en iyilerinden, daha dogrusu en az kötülerinden. Notum kittir da...

Para getirmeyen mesleklere dogru bir egilim var Nesin Vakfi’nda. Dogal olarak...

Agaçlarimizin tümünü budamayi basardik bu kis. Ekilecek topraklarimizi da sürdük. Ayrica yüzlerce agaç fidani diktik. Yani bahara hazirlikli girdik. Çocuklarimiz da çalisti elbet.

Bahçemiz yeserdi. Erik ve badem agaçlarimiz aldanip açtilar. Bu yil da badem yiyemeyecegiz anlasilan. Bugüne dek sadece bir yil badem yenmis Vakif’ta, Aziz Nesin’in sagliginda, ben daha yiyemedim.
Koyun sayimiz 30’u asti...

Ne yazik ki hala daha yumurtaya para veriyoruz. Alti yildan beri ne yaptiysak tavuklari yumurtlatamadik. Soba kurduk olmadi, ampul taktik olmadi, iyi yem verdik olmadi, rahat yastiklar koyduk olmadi... O lüks bana saglansa her gün ikiser ikiser yumurtlarim, ama tavuklar bana misin demiyorlar.

Inegimiz Mercedes ve bir aylik kizi gayet saglikli. Mercedes’ten bol süt aliyoruz. Yogurdumuzu, peynirimizi, kaymagimizi gene eskisi gibi kendimiz yapiyoruz.

Kizimiza ad koymak için Vakif’ta oylama yaptik çoluk çocuk. Bagiris çagiris... Önerilen adlardan “Cilveli” büyük farkla kazandi. Cilveli gerçekten de cilveli. Sanki bir çocuk... Simartilmak istiyor. Çok da zeki. Sonbaharda okula göndermeyi düsünüyoruz. Çok çaliskan bir ögrenci olacakmis gibi bir his var içimde.

Yeni bildircinlar geldi, bildircinlarimizin sayisi bese yükseldi.

23 Nisan’da saat 14’te 150 kisilik tiyatro salonumuzu açacagiz. Salonu tüm giderleri üstlenen Berksan ve Yüksel Atakan çiftine borçluyuz. O gün görkemli bir açilis yapmak istiyoruz. Program taslagimiz söyle:

Ali Nesin (konusma)
Cihat Askin (keman)
Ethem Özgüven (video)
Hülya Aksular (bale)
İlhan Sesen (gitar)
Murat Kiliç (palyaço)
Müjdat Gezen (tiyatro)
Nevzat Senol (sunucu)
Oguz Aral (pandomim)
Rutkay Aziz ve Doga Rutkay (siir)
Sema (san)
Tayfun (piyano)
Vakif çocuklari (tiyatro)
Yasar Nezih Eyüboglu (pandomim)
Yüksel Atakan (konusma)
Zeki Alasya (tiyatro)

Ayrica balon ve uçurtma uçuracagiz ve seramik atölyemizin açilisini yapacagiz. Kokteyl de olacak, söylemeye gerek var mi?

Tiyatro salonundaki kisitli yerimiz yüzünden senlige katilmak isteyenlerin önceden bana bildirmelerini rica ederim.

Erol ve Nilüfer Uzun dostlarimiz miraslarinin Nesin Vakfi’na kalmasi için vasiyetname düzenlediler. Kendilerine sonsuz tesekkürler eder, uzun ömürler dilerim.

Geçen ay Izmir’de Konak Belediyesi’nin önayak olmasiyla yapilan panel ve yemekten yaklasik 400 milyon TL gelir saglandi. Konak Belediyesi’ne ve emegi geçen dostlara, özellikle Ali Naci Ülkü’ye tesekkürler.

Animsarsaniz, Fasli dostlarimizi sinirdan sokmayip ülkelerine geri yollayan polis memurlarini sikayet etmistik. Emniyetten çagirdilar bu konuda ifade vermem için. Onca isim arasinda, bir ise yaramayacagini bile bile gittim. Söyle bir konusma geçti ifademi alan memurla aramda:
- Siz Fasli dostlarinizi gördünüz mü? diye sordu bana.
- Hayir, dedim.
- Nesin Vakfi’ndan biri görmüs mü onlari?
- Hayir, nasil görsünler, sinirdan geçememisler ki!
- Faslilari gören birini taniyor musunuz?
- Hayir...
- O zaman nerden biliyorsunuz Faslilarin geldiklerini, belki de gelmemislerdir...
Mantiga söz yok, gerçekten saglam, biraz absürde kaçiyor ama o kadar kusur kadi kizinda da olur.
- Siz, dedim, hiç Fas’a gittiniz mi?
- Hayir, dedi memur.
- Ailenizden biri Fas’a gitti mi?
- Hayir...
- Fas’a giden birini taniyor musunuz?
- Hayir!..
- O zaman belki Fas yoktur!

Geçenlerde sorusturmanin sonucu geldi. Söyle yaziyor: Havaalaninda günde yaklasik 400 kisi kuskulu bulunup sorgulanmaktadir, bu elemede yüzde 8 yanilma payi vardir... Güler misin, aglar misin?

Nesin Vakfi’ndan tüm dostlara en içten sevgiler.

Ali Nesin

Nesin Vakfi Yönetmeni