2001 - Şubat

Sevgili Nesin Vakfi Dostlari,

Vakf’in eski garajini seramik atölyesine dönüstürüyoruz. Nesin Vakfi’nin üretime yönelik bir egitim vermeyi amaçladigini animsatirim. Salt çanak çömlek, kap kacak ve saksi ya da vazo degil, yasami yasanmaya deger kilmaktan baska suncacik islevi olmayan sanat eserleri de üretecegiz. Firinimiz, iki tornamiz, her yasa göre boy boy mermer masalarimiz, elektrik ve su tesisatlarimiz hazir. Atölyenin bitmesine ramak kaldi, gün sayiyoruz. Seramik sanatini – kimine göre zanaatini - ögrenmek için ders aliyoruz. Nesin Vakfi’ndan bir delikanli (Çayan), bir gençkiz (Esengül) ve iki orta yasli (Ali ve Mehpare), baslarinda hoca, haftanin iki günü büyük bir keyifle topragi yogurup biçimlendiriyor, firinlayip sirlayip tekrar firinliyorlar, toprak, hava, su ve atesten, yani dört temel ögeden kendilerinin sastigi harikalar yaratiyorlar. Bu isi ögrenip öbürlerine ogretecekler.

Sirada vitray, mozaik, “papier maché” ve bilumum marjinal sanatlar var. Yeryüzünde bilmedigimiz, keyif almadigimiz hiçbir sey kalmayacak.

Geçen mektuplarimda biraz fazla ineklerimizden söz ettim galiba. Müdürümüz Sezai Bey söyledi, ziyaretçilerimiz çocuklarimizdan çok Mercedes’le Milenia’yi sorar olmuslar. Sezai Bey, “Ben yanlis mi geldim Ali Bey, yoksa burasi çocuk vakfi degil mi?” diye sordu.
Hemen söyleyeyim: Mercedes daha dogurmadi. Gelecek ay doguracakmis. Günleri yanlis saymisiz.

Öte yandan – müjdemi isterim - üç yeni kuzumuz oldu.

Yardimcim Nilden Vakf’a iki bildircin getirdi. Kafeste olmalari üzücü. Onlari yakinda tel örgülü çok genis bir mekâna alacagiz. Bakalim, iki bildircin kaç bildircin olacak, merakla bekliyorum.

Ilk mesajimda ördegimiz yok demistim ya, birileri beni duymus olacak, komsumuz ördek almis, ördekler sabah uyanir uyanmaz Vakf’a geliyorlar, aksama kadar da Vakif’ta kaliyorlar. Yemi yok, hastaligi yok, derdi yok, zevki var...

Tavus kusu ve sülün de olsa fena olmaz hani...

Agaçlari budamamiz gerekiyor, ama aksilik bu ya, havalar da pek güzel gidiyor. Badem agacimiz gene aldandi. Anlasilan bu yil da badem yiyemeyecegiz.

Yeni aldigimiz daireleri onariyoruz, dayayip dösüyoruz. Yaptigimiz her seyi iyi yapmaya çalisiyoruz. O daireleri de öbür dairelerimiz gibi kiraya verip gelirimizi artiracagiz.

Çocuk sayimizda bir degisiklik yok. Ama boy atiyoruz, gelisip serpiliyoruz...

Yariyil karnelerimizi aldik. Iyisi var, kötüsü var, eh-söyle-böylesi var. Her ailede oldugu gibi... Ama hiçbir çocuga bu yüzden ödül ya da ceza verilmez Nesin Vakfi’nda. Hatta kötü karne getiren azarlanmaz bile. Ne yalan söyleyeyim, bos bulunup iyi karne getirenlere iltifat ettigim oluyor, olmuyor degil, ama çabuk toparlanip bir biçimde dengeyi sagliyorum.

Tiyatro salonumuzu 23 Nisan’a kadar bitirip o gün görkemli bir açilis yapmak istiyoruz. Tarih kesinlestiginde ayrintilari bildiririm.
O 23 Nisan’da çocuklarimiz uygun adim yürümeyecek, askeri marslar söylemeyecek, kahramanlik siirleri okumayacak, düdük öttürmeyecekler; uçurtma yarisi yapip islik çalacaklar.

Bu 23 Nisan senliklerini geleneksellestirmek istiyoruz. Bu 23 Nisan degil belki ama, bundan sonraki 23 Nisan’lar tamamiyla çocuklara yönelik olacak. Çocuk bayraminin nsil olmasi gerektigini cümle aleme gösterecegiz.

Ölümünden sonra, Aziz Nesin’in adi Türkiye’de bir patikaya bile verilmemisken, bir Avrupa Birligi okuluna Aziz Nesin’in adi veriliyor. Türkiye’nin Avrupa’dan ne kerte uzak oldugunu daha iyi ne belgeleyebilir?

Adlandirma töreni bu ayin 24’ünde Berlin’de.

Konu okuldan açilmisken... Biz de kendi okulumuzu kuracagiz. Aziz Nesin Ilkögretim Okulu... Çatalca’da, Vakif binasina sadece 900 metre uzakliktaki 36 dönümlük bir arazimize... Hayvanlariyla, çiçek ve sebze bahçeleriyle, meyve agaçlariyla, dansiyla, balesiyle, müzigiyle, resim, heykel, seramik ve fotografçilik atölyeleriyle, satranciyla, spor alanlari ve çocuk bahçesiyle, kitapligiyla, sinema ve tiyatrosuyla, bilimsel ve sosyal etkinlikleriyle, hosgörüsü ve özgürlügüyle, ögrenci-ögretmen iliskisiyle, estetik anlayisiyla, - siz söyleyin - her seyiyle ögrencilerin haftasonlari bile güle oynaya gelecekleri, hatta mezun olmak istemeyecekleri bir okul olacak, yani adina yakisacak.

Nesin Vakfi’nin böyle bir okulun maddi giderlerini karsilayacak olanagi yoktur. Okulumuz parali olacak, ancak kâr amaci gütmeyecek ve Nesin Vakfi çocuklari ve, olanaklar elverdigince, civardaki yoksul çocuklar da okulumuzda parasiz egitim görebilecekler. Ayrica, her türlü olanaklarimizdan Çatalca yöresinin gençleri de parasiz yararlanabilecekler.

En az bir milyon dolar gerektiren okul insaati için bir kampanya açmis bulunuyoruz. Hesap numaralarimiz söyledir:

Aziz Nesin İlkokulu Bagis Kampanyasi
Vakif Bank
Çatalca Şubesi (Sube kodu 237)
TL hesabi: 237 4177157
DM hesabi: 237 4008493
USD hesabi: 237 4008492

Bugüne dek sadece 51.700 dolar toplayabildik. Bu konuda biraz kirgin oldugumu söylemeden geçemeyecegim. Cami yaptirmaya kalksaydik, bugüne dek üç bes tane Aziziye Camii yaptirabilirdik...

Okulumuzda izleyecegimiz, daha dogrusu MEB ve ülkemizin kosullari izin verdigi ölçüde izlemeye çalisacagimiz egitim felsefesini sunuyorum asagida.

Nesin Vakfi’ndan tüm dostlara sevgiler.

Ali Nesin


AZIZ NESIN ILKÖGRETIM OKULUNUN EGITIM AMAÇLARI

Aziz Nesin Ilkögretim Okulunun amaci,

  • Düsünen, arastiran, inceleyen, kusku duyan,

  • Kendisiyle ve dogayla barisik, duyarli,

  • Kendini ve çevresini sorgulayan ve elestiren,

  • Kendinin ve çevresinin sorunlarina çözüm arayan,

  • Günü gününe yasamayip hem geçmisi degerlendiren, hem de gelecegi ve gelecegin sorunlarini öngörmeye çalisan,

  • Kendinin ve baskalarinin hakkini arayan, haksizliklara karsi gelebilecek cesarete sahip, baskalari mutsuzken mutlu olamayan, toplumsal sorumlulugu olan,

  • Yetenek ve sinirlarinin ayriminda, ama ayni zamanda bu yetenek ve sinirlari zorlayan, kendini durmadan yetistiren, yenileyen ve kendini yenilemenin zorlugunun bilincinde olan,

  • Bir is üzerine yogunlasabilen, basladigi isi bitiren,

  • Tükettiginden çok üreten, kirici degil yapici olan,

  • Ayriminda olsun veya olmasin, çözemedigi kisisel sorunlari olumlu yönde yönlendirebilen kisi yetistirmektir.

    Yukardaki dizelgeye, “demokrat, hosgörülü, özgür, çevresini kirletmeyen, yurdunu seven, bilimsel” gibi nitelikler konmamistir, çünkü dizelgedeki niteliklere sahip bir kisi zaten demokrat, hosgörülü vb. olur.

    2. BU AMAÇLARA NASIL ULASILACAK?

    2.1. GENEL

  • Okulumuzda ögrenciler ciddiye alinacaktir. Ögrencilerin sorunlari dinlenecek, sorunlarina çözüm aranacaktir. Ögrencilerin sorunlarini dile getirmeleri ve sorunlarina çözüm arayislari engellenmeyecek, tam tersine bu konuda her kolaylik saglanacaktir.

  • · Ögrencilere saygi duyulacaktir. Ögretmenler ögrencilere emir kipiyle seslenmeyecektir. Ögrencilerin düsünceleriyle, duygulariyla, arastirmalariyla, incelemeleriyle, sanatsal ve bilimsel yapitlariyla alay edilmeyecektir.

  • Ögrencinin ögretmene saygi duymasi gerekir elbette. Ama bu saygi korkudan kaynaklanmamalidir. Aziz Nesin Ilkögretim okulunda ögrenciyle ögretmen arasinda dostça bir iliski olacaktir. Örnegin, odaya annesi ya da babasi girdiginde ayaga kalkmayan çocuk, ögretmen sinifa girdiginde de ayaga kalkmayacaktir. Ögrenci ögretmeniyle senli benli konusabilecektir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda kisla türü bir egitim kesinlikle olmayacaktir.

  • Ögrencilere yanlis yapma hakki taninanacaktir. Her insan kendi dogrusunu kendi bulmalidir. Dogru aranirken yanilgiya düsmek nerdeyse kaçinilmazdir.

  • Ögretmenler, bilimsel olmayan dogrularini, yani inançlarini ögrencilere benimsetmeye kalkismayacaktir. Ögrenci, bilimsel dogrulara bile olabildigince kendi basina varmalidir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrencilerden bilgi saklanmayacaktir.

  • Egitimin amaci sorunsuz insan yetistirmek degildir, çünkü bu, gerçeklesmesi olanaksiz bir amaçtir. Kaldi ki yaratici insanlarin bir çogu sorunlu insanlardir. Egitimin amaci, sorunlu insan yetistirmek de degildir elbet. Egitimin amaci, sorunlarina çözüm bulan ve sorunlarini olumlu yönde yönlendirebilen kisiler yetistirmek olmalidir. Bu amacin gerçeklesmesi için, Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögrencilerinin önüne, bunalimlarini ve sorunlarini disavurabilecekleri ve yönlendirebilecekleri birçok seçenek sunulacaktir.

  • Basarisiz ögrencilerin basarisizliginin nedenleri arastirilacak, bu nedenler giderilmeye çalisilacaktir. Basarisizlik kolay kolay kabul edilmeyecektir.

  • Ögrencinin velisiyle yakin bir diyaloga girilecektir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda çocuklar basarisizliklarindan hiçbir zaman sorumlu tutulmayacaklardir.

  • Basarisiz ögrenciler, basarisiz olmalarinin disinda baska ceza görmeyeceklerdir. Basarisizligin dünyanin sonu olmadigi, her basarili insanin basaridan çok basarisizliklari oldugu ögrenciye anlatilacaktir.

  • Ögretim tam gün yapilacaktir.

    2.2. OKUL VE ÇEVRE

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulu, Aziz Nesin’in adina yakisir bir okul olacaktir. Hayvanlariyla, tarimiyla, çiçek ve sebze bahçeleriyle, dansiyla, müzigiyle, resim ve heykel atölyeleriyle, fotografçiligiyla, satranciyla, spor alanlariyla, çocuk bahçesiyle, kitapligiyla, sinema ve tiyatrosuyla, ögrenci gazete ve dergisiyle, bilimsel ve sosyal etkinlikleriyle, hosgörüsü ve özgürlügüyle, ögrencilerin haftasonlari bile okula gelmek isteyecekleri bir okul olacaktir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulu, korkulan, sevilmeyen, zorla gidilen bir yer olmayacaktir. Haftasonlari ve ders saatlerinden sonra yapilan etkinliklerle ögrencilerin okullarini sevmeleri, okullarina daha çok baglanmalari, ögretmenleriyle sicak ve yakin iliskide olmalari saglanacaktir.

  • Ögretmenin ya da yönetimin görüsüne ters düsen ögrenciler kinanmayacak, cezalandirilmayacak, korkutulmayacaktir. Tam tersine, okulda herkesin düsüncesini çekinmeden açiklayabilecegi ve savunabilecegi bir ortam yaratilacaktir.

  • Ögrencilere, hakli çikmak için degil, dogruyu bulmak için tartismalari gerektigi ögretilecektir.

  • Ögrenci kendi kendisiyle de tartismasini ögrenecektir. Bunun en iyi ve en kolay yolu bol bol deneme (tahrir, redaksiyon) yazmaktir.

  • Ögrenciler yetenek ve ilgi alanlarina göre bir araya gelebilecek, satranç, müzik, tiyatro, resim, heykel, seramik, matematik, bilim, pul ve fotograf gibi ilgi alanlarinda kulüpler kurmaya, çalismalar yapmaya tesvik edileceklerdir.

  • Ögrencilerin, (o gençlere özgü bitip tükenmek bilmeyen) enerjilerini olumlu, yapici ve yaratici biçimde yönlendirebilecekleri, kullanabilecekleri, degerlendirebilecekleri, kirici olmadan harcayacabilecekleri ortamlar yaratilacak, olanaklar sunulacaktir. Ögrencilere bu konuda gereken yardim kosullar elverdigince saglanacaktir.

  • Ögrenci ve ögretmen Aziz Nesin Ilkögretim Okuluna sahiplenecektir. Ögrenci ve ögretmen, okulun güzellesmesine, egitimin iyilesmesine katkida bulunacak ve okul yönetimine katilacaktir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulu, önce ögrencinin, sonra ögretmenin, daha sonra da müdürün mekâni olacaktir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, MEB izin verdigi ölçüde ve ögrencinin sagligi söz konusu olmadigi sürece, ögrenciler giyim kusamlarinda, saç ve baslarinda olabildigince özgür olacaklardir. Bir gencin, kisiligini bulmak için, (en kolay yollardan biri olan) disgörünümüne basvurmasi olagan, hatta dogaldir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda hiçbir ögrenci dinsel ve felsefi inancina aykiri giyinmeye zorlanmayacaktir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulu yönetimi ögrencilerin elestirilerine açik olacaktir. Bu elestiriler haksiz bile olsa ögrenciler kinanmayacaklardir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda dayaga, korkuya, cezaya, hele bireyi yok sayan toplu cezaya yer olmayacaktir. Ögrenci hiçbir biçimde asagilanmayacaktir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim okulunda gerekli gereksiz törenler, hiçbir estetik deger tasimayan slogan siir ve mars okumalari, beden egitimi derslerinde uygun adim yürüyüsler ve “rahat ve hazirol”lar olmayacaktir. Aziz Nesin Ilkögretim okulunda ögrenciler savaskan ve asker gibi yetistirilmeyecektir. .

  • Haklari ve bu haklari nasil ve hangi yasal yollarla koruyabilecegi ögrencilere ögretilecektir.

  • Hiçbir kural, hiçbir yasak gerekçesiz olmayacaktir, her kuralin, her yasagin gerekçesi ögrenciye açiklanacaktir.

  • Ögrenci baskalarindan çok kendisiyle yarisacaktir. Ögrenciler olabildigince geçmislerine göre degerlendirileceklerdir.

  • Söylemeye gerek var mi, Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda kiz-erkek, irk ve ekonomik sinif ayrimi yapilmayacaktr.

  • Siniflar 25 kisiyi geçmeyecektir.

    2.3. DERSLER

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda hiçbir dersin basat amaci gence bilgi aktarmak olmayacaktir. Bilgi elbette önemlidir, ancak bilimsel yöntemler, yorumlar, genel bakis açilari, genel degerlendirmeler, yasama genel tavir bilgiden çok daha önemlidir. Bilgiyi öne çikaran bir ögretim izlencesi ezberci olmaya mahkûmdur.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, matematik gibi dallanip budaklanan ve birçok dala uygulanan derslerle, tarih, felsefe ve sanat gibi yasama yeni bir bakis açisi getiren, kisinin yasamini zenginlestiren ve nesnel degeri olan derslere önem verilecektir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda sanata özellikle yer verilecektir. Sanat, hem tarih olarak (Sanat Tarihi) hem de uygulamada ögretilecektir.

  • Resme özellikle genis yer verilecektir. Resim egitimi hem ucuz yapilabilir, hem de çocugun imgelem dünyasini genisletir, bir is üzerine yogunlasmasini saglar ve ayni zamanda psikolojik dengesini saglar. Ayrica bir ögrenci, resim sayesinde kendini asmanin zorlugunu “kolayca” anlar ve tadina varir.

  • Hiçbir dersin basat amaci ögrenciye bilgi aktarmak olmadigi gibi matematik dersinin de basat amaci bu degildir. Matematik dersinin zorlugu, bu dersin sürekli çalisma gerektirmesinden ve kopukluga izin vermemesinden kaynaklanir. Bu nedenle, Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda matematik derslerinde birbirinden olabildigince bagimsiz konular islenmeye çalisilacaktir. Konular ögrenciye eglenceli bir biçimde (örnegin bir oyun olarak) sunulacak, ögrencinin matematigi kendi kendine kesfetmesi saglanacaktir. Hiçbir matematiksel kural, yasa ve tanim tepeden inme verilmeyecektir. Ögrenci her kurali ya kendi bulmalidir ya da bu kurali gencin kendisinin de bulabilecegi duygusu verilecek biçimde anlatilmalidir.

  • Tarih ve edebiyat dersleri günümüzle baglantili olarak islenilecektir. Eger bir konunun ogrenciyi ilgilendirmedigi düsünülüyorsa (örnegin Roma Imparatorlugu tarihi, Divan edebiyati vb.), o zaman o konu önce ögrenciye ilginç kilinacak, konunun önemi, günümüzle olan iliskisi irdelenecektir. Bu derslerin de basat amaci gence bilgi aktarmak degildir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda Tarih dersi birtakim tarih ve olay dizisi olarak ögretilmeyecektir. Tarihi olusturan olaylarin nedenleri, birbirleriyle iliskileri üzerinde özellikle durulacaktir.

  • Geçmisin günümüze ve gelecege baglantisi tarih derslerinde her zaman göz önünde tutulmalidir. Tarih derslerinde, konuya gazetelerin isledigi güncel konulardan girilebilir.

  • Türkçe derslerinde ögrenciler bol kitap okumaya tesvik edilecektir. Her ögrenci ayda en az iki kitap okumalidir.

  • Tarih ve Türkçe derslerinde yazinsal ve görsel yapitlardan bolca yararlanilacaktir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenci, dogru biçimde gazete, kitap, dergi okumasini, televizyon, film seyretmesini ögrenecektir. Basinda ve televizyonda yer alan haberle yorumu birbirinden ayirabilecek, okudugunu ve izledigini sorgulayabilecektir. Bu, ayri bir ders olarak degil, her derste ögretilecektir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda resim, müzik, beden egitimi gibi derslerin sinif geçmeye bir etkisi olmayacaktir. Ögrenciler bu derslerde geçmisteki basari ve basarisizliklarina göre degerlendirileceklerdir. Önemli olan ögrencinin kendini asmasidir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenciye verilen her bilgi ya kanitlanacak ya da bilginin kaynagi gösterilecektir. Bu olanaksizsa, bilginin dogrulugunun nasil (örnegin hangi deneyle) denetlenebilecegi ögrenciye söylenecektir. Bu da olanaksizsa, bilginin simdilik kanitlanamayacagi, ileri siniflarda ya da düzeylerde kanitlanacagi söylenecektir. Bu da olanaksizsa, ögrencinin bu bilgiden kusku duymaya hakki oldugu belirtilecektir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda derslerde, islenen konuya katkisi olmus ünlü kisilerin yasamöyküleri anlatilacaktir. Böylece ögrenci o kisileri taniyacak ve kendine çok yabanci kisiler olarak görmeyecektir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda yasalarin yasakladigi kitaplar disinda yasak kitap olmayacaktir. Her kitap okula özgürce girebilecektir. Ögrencilerin okuduklari kitaplar hiçbir biçimde denetlenmeyecektir.

    2.4. ÖGRETMEN

  • Ögretmenin görevi ögrenciye bilgi aktarmaktan çok ögrenciye ögrenmesini ögretmektir. Bilgi çoktur. Ögretmen her bilgiyi hem bilmez, hem de ögrencilere aktarmaya zamani yoktur, üstelik bilgi yanlis da olabilir. Bu yüzden, Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögretmeni bilgi aktarmak yerine, ögrencinin bilgiye (düsünerek, arastirarak, sorarak, inceleyerek) ulasmasina yardimci olacaktir.

  • Ögrenci–ögretmen iliskisi, Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda bir ast-üst iliskisi olmayacaktir. Gerektiginde ögrenci de arastirmalariyla, incelemeleriyle, yorumlariyla ögretmene ögretebilir. Ögretmen, her an ögrenmekte ve kendini gelistirmekte oldugunu sürekli ögrenciye sezdirmelidir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögretmen ve ögrenci arasinda güven saglanacaktir. Ögretmen polis degildir. Sinavlarda ögretmenin görevi kopya çekenleri yakalamak degil, sorulara yanit vermek olmalidir. Ögrenciye kopya çekmenin ahlaksizlik oldugu söz ve davranislarla anlatilmalidir. Ögretmen ögrenciye güvenmelidir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda her ögrencinin yetenekli oldugu bir dal bulunmaya çalisilacaktir. Ögrenci ve ögretmeni bu konuda sürekli arayis içinde olacaktir.

  • Ögretmen herseyi bilemez, hatta ögretmen ancak çok az sey bilebilir. Ögretmen yanlis yapabilir, yanilabilir. Kitaplar da yanilabilir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögrencileri bunun ayriminda olacaklardir.

  • Ögretmen, derslerin düzeyini çok yüksek tutmamali, öte yandan çok da indirmemelidir. Ögrencinin düzeyini zorlamak amaciyla, Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögretmeni, ögrencilerin özgüvenlerini sarsmadan, derslerin düzeyini arada sirada sinif düzeyinin bir parmak üstüne çikartabilirler.

  • Aziz Nesin Ilkögretim okulunda ögretmen, ögrencileri birlikte çalismaya tesvik edecektir. En iyi ögrenme yönteminin ögretmek ve birlikte çalismak oldugu her zaman göz önünde tutmalidir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenciler sik sik guruplar halinde çalisacaklardir.

  • Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, ögrencilere kütüphaneye gitme, kitap okuma, kitap satin alma aliskanliklarini kazandirilacaktir.

  • Derslerde toplumumuz elestirilmekten çekinilmemelidir. Örnegin, sanat derslerinde çevrenin çirkinligi, spor derslerinde spor sahalarindaki çirkin olaylar ele alinmali, edebiyat derslerinde toplumca ne kadar az okudugumuz elestirilmelidir. Bir insanin toplumunu elestirmesinin, o insanin bulundugu toplumu sevmedigi anlamina gelmedigi, tam tersine, sevdigi için degistirmek istedigi anlasilmalidir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda yasadigimiz topluma elestirel bakilacaktir.


    Ali Nesin
    Nesin Vakfi Yönetmeni

  •