|
Sevgili Nesin Vakfi Dostlari,
Vakf’in eski garajini seramik atölyesine dönüstürüyoruz. Nesin
Vakfi’nin üretime yönelik bir egitim vermeyi amaçladigini animsatirim.
Salt çanak çömlek, kap kacak ve saksi ya da vazo degil, yasami
yasanmaya deger kilmaktan baska suncacik islevi olmayan sanat
eserleri de üretecegiz. Firinimiz, iki tornamiz, her yasa göre
boy boy mermer masalarimiz, elektrik ve su tesisatlarimiz hazir.
Atölyenin bitmesine ramak kaldi, gün sayiyoruz. Seramik sanatini
– kimine göre zanaatini - ögrenmek için ders aliyoruz. Nesin
Vakfi’ndan bir delikanli (Çayan), bir gençkiz (Esengül) ve iki
orta yasli (Ali ve Mehpare), baslarinda hoca, haftanin iki günü
büyük bir keyifle topragi yogurup biçimlendiriyor, firinlayip
sirlayip tekrar firinliyorlar, toprak, hava, su ve atesten,
yani dört temel ögeden kendilerinin sastigi harikalar yaratiyorlar.
Bu isi ögrenip öbürlerine ogretecekler.
Sirada vitray, mozaik, “papier maché” ve bilumum marjinal sanatlar
var. Yeryüzünde bilmedigimiz, keyif almadigimiz hiçbir sey kalmayacak.
Geçen mektuplarimda biraz fazla ineklerimizden söz ettim galiba.
Müdürümüz Sezai Bey söyledi, ziyaretçilerimiz çocuklarimizdan
çok Mercedes’le Milenia’yi sorar olmuslar. Sezai Bey, “Ben yanlis
mi geldim Ali Bey, yoksa burasi çocuk vakfi degil mi?” diye
sordu.
Hemen söyleyeyim: Mercedes daha dogurmadi. Gelecek ay doguracakmis.
Günleri yanlis saymisiz.
Öte yandan – müjdemi isterim - üç yeni kuzumuz oldu.
Yardimcim Nilden Vakf’a iki bildircin getirdi. Kafeste olmalari
üzücü. Onlari yakinda tel örgülü çok genis bir mekâna alacagiz.
Bakalim, iki bildircin kaç bildircin olacak, merakla bekliyorum.
Ilk mesajimda ördegimiz yok demistim ya, birileri beni duymus
olacak, komsumuz ördek almis, ördekler sabah uyanir uyanmaz
Vakf’a geliyorlar, aksama kadar da Vakif’ta kaliyorlar. Yemi
yok, hastaligi yok, derdi yok, zevki var...
Tavus kusu ve sülün de olsa fena olmaz hani...
Agaçlari budamamiz gerekiyor, ama aksilik bu ya, havalar da
pek güzel gidiyor. Badem agacimiz gene aldandi. Anlasilan bu
yil da badem yiyemeyecegiz.
Yeni aldigimiz daireleri onariyoruz, dayayip dösüyoruz. Yaptigimiz
her seyi iyi yapmaya çalisiyoruz. O daireleri de öbür dairelerimiz
gibi kiraya verip gelirimizi artiracagiz.
Çocuk sayimizda bir degisiklik yok. Ama boy atiyoruz, gelisip
serpiliyoruz...
Yariyil karnelerimizi aldik. Iyisi var, kötüsü var, eh-söyle-böylesi
var. Her ailede oldugu gibi... Ama hiçbir çocuga bu yüzden ödül
ya da ceza verilmez Nesin Vakfi’nda. Hatta kötü karne getiren
azarlanmaz bile. Ne yalan söyleyeyim, bos bulunup iyi karne
getirenlere iltifat ettigim oluyor, olmuyor degil, ama çabuk
toparlanip bir biçimde dengeyi sagliyorum.
Tiyatro salonumuzu 23 Nisan’a kadar bitirip o gün görkemli
bir açilis yapmak istiyoruz. Tarih kesinlestiginde ayrintilari
bildiririm.
O 23 Nisan’da çocuklarimiz uygun adim yürümeyecek, askeri marslar
söylemeyecek, kahramanlik siirleri okumayacak, düdük öttürmeyecekler;
uçurtma yarisi yapip islik çalacaklar.
Bu 23 Nisan senliklerini geleneksellestirmek istiyoruz. Bu
23 Nisan degil belki ama, bundan sonraki 23 Nisan’lar tamamiyla
çocuklara yönelik olacak. Çocuk bayraminin nsil olmasi gerektigini
cümle aleme gösterecegiz.
Ölümünden sonra, Aziz Nesin’in adi Türkiye’de bir patikaya
bile verilmemisken, bir Avrupa Birligi okuluna Aziz Nesin’in
adi veriliyor. Türkiye’nin Avrupa’dan ne kerte uzak oldugunu
daha iyi ne belgeleyebilir?
Adlandirma töreni bu ayin 24’ünde Berlin’de.
Konu okuldan açilmisken... Biz de kendi okulumuzu kuracagiz.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulu... Çatalca’da, Vakif binasina sadece
900 metre uzakliktaki 36 dönümlük bir arazimize... Hayvanlariyla,
çiçek ve sebze bahçeleriyle, meyve agaçlariyla, dansiyla, balesiyle,
müzigiyle, resim, heykel, seramik ve fotografçilik atölyeleriyle,
satranciyla, spor alanlari ve çocuk bahçesiyle, kitapligiyla,
sinema ve tiyatrosuyla, bilimsel ve sosyal etkinlikleriyle,
hosgörüsü ve özgürlügüyle, ögrenci-ögretmen iliskisiyle, estetik
anlayisiyla, - siz söyleyin - her seyiyle ögrencilerin haftasonlari
bile güle oynaya gelecekleri, hatta mezun olmak istemeyecekleri
bir okul olacak, yani adina yakisacak.
Nesin Vakfi’nin böyle bir okulun maddi giderlerini karsilayacak
olanagi yoktur. Okulumuz parali olacak, ancak kâr amaci gütmeyecek
ve Nesin Vakfi çocuklari ve, olanaklar elverdigince, civardaki
yoksul çocuklar da okulumuzda parasiz egitim görebilecekler.
Ayrica, her türlü olanaklarimizdan Çatalca yöresinin gençleri
de parasiz yararlanabilecekler.
En az bir milyon dolar gerektiren okul insaati için bir kampanya
açmis bulunuyoruz. Hesap numaralarimiz söyledir:
Aziz Nesin İlkokulu Bagis Kampanyasi
Vakif Bank
Çatalca Şubesi (Sube kodu 237)
TL hesabi: 237 4177157
DM hesabi: 237 4008493
USD hesabi: 237 4008492
Bugüne dek sadece 51.700 dolar toplayabildik. Bu konuda biraz
kirgin oldugumu söylemeden geçemeyecegim. Cami yaptirmaya kalksaydik,
bugüne dek üç bes tane Aziziye Camii yaptirabilirdik...
Okulumuzda izleyecegimiz, daha dogrusu MEB ve ülkemizin kosullari
izin verdigi ölçüde izlemeye çalisacagimiz egitim felsefesini
sunuyorum asagida.
Nesin Vakfi’ndan tüm dostlara sevgiler.
Ali Nesin
AZIZ NESIN ILKÖGRETIM OKULUNUN EGITIM AMAÇLARI
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunun amaci,
Düsünen, arastiran, inceleyen, kusku duyan,
Kendisiyle ve dogayla barisik, duyarli,
Kendini ve çevresini sorgulayan ve elestiren,
Kendinin ve çevresinin sorunlarina çözüm arayan,
Günü gününe yasamayip hem geçmisi degerlendiren, hem de gelecegi
ve gelecegin sorunlarini öngörmeye çalisan,
Kendinin ve baskalarinin hakkini arayan, haksizliklara karsi
gelebilecek cesarete sahip, baskalari mutsuzken mutlu olamayan,
toplumsal sorumlulugu olan,
Yetenek ve sinirlarinin ayriminda, ama ayni zamanda bu yetenek
ve sinirlari zorlayan, kendini durmadan yetistiren, yenileyen
ve kendini yenilemenin zorlugunun bilincinde olan,
Bir is üzerine yogunlasabilen, basladigi isi bitiren,
Tükettiginden çok üreten, kirici degil yapici olan,
Ayriminda olsun veya olmasin, çözemedigi kisisel sorunlari
olumlu yönde yönlendirebilen kisi yetistirmektir.
Yukardaki dizelgeye, “demokrat, hosgörülü, özgür, çevresini
kirletmeyen, yurdunu seven, bilimsel” gibi nitelikler konmamistir,
çünkü dizelgedeki niteliklere sahip bir kisi zaten demokrat,
hosgörülü vb. olur.
2. BU AMAÇLARA NASIL ULASILACAK?
2.1. GENEL
Okulumuzda ögrenciler ciddiye alinacaktir. Ögrencilerin sorunlari
dinlenecek, sorunlarina çözüm aranacaktir. Ögrencilerin sorunlarini
dile getirmeleri ve sorunlarina çözüm arayislari engellenmeyecek,
tam tersine bu konuda her kolaylik saglanacaktir.
· Ögrencilere saygi duyulacaktir. Ögretmenler ögrencilere
emir kipiyle seslenmeyecektir. Ögrencilerin düsünceleriyle,
duygulariyla, arastirmalariyla, incelemeleriyle, sanatsal ve
bilimsel yapitlariyla alay edilmeyecektir.
Ögrencinin ögretmene saygi duymasi gerekir elbette. Ama bu
saygi korkudan kaynaklanmamalidir. Aziz Nesin Ilkögretim okulunda
ögrenciyle ögretmen arasinda dostça bir iliski olacaktir. Örnegin,
odaya annesi ya da babasi girdiginde ayaga kalkmayan çocuk,
ögretmen sinifa girdiginde de ayaga kalkmayacaktir. Ögrenci
ögretmeniyle senli benli konusabilecektir. Aziz Nesin Ilkögretim
Okulunda kisla türü bir egitim kesinlikle olmayacaktir.
Ögrencilere yanlis yapma hakki taninanacaktir. Her insan kendi
dogrusunu kendi bulmalidir. Dogru aranirken yanilgiya düsmek
nerdeyse kaçinilmazdir.
Ögretmenler, bilimsel olmayan dogrularini, yani inançlarini
ögrencilere benimsetmeye kalkismayacaktir. Ögrenci, bilimsel
dogrulara bile olabildigince kendi basina varmalidir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrencilerden bilgi saklanmayacaktir.
Egitimin amaci sorunsuz insan yetistirmek degildir, çünkü
bu, gerçeklesmesi olanaksiz bir amaçtir. Kaldi ki yaratici insanlarin
bir çogu sorunlu insanlardir. Egitimin amaci, sorunlu insan
yetistirmek de degildir elbet. Egitimin amaci, sorunlarina çözüm
bulan ve sorunlarini olumlu yönde yönlendirebilen kisiler yetistirmek
olmalidir. Bu amacin gerçeklesmesi için, Aziz Nesin Ilkögretim
Okulu ögrencilerinin önüne, bunalimlarini ve sorunlarini disavurabilecekleri
ve yönlendirebilecekleri birçok seçenek sunulacaktir.
Basarisiz ögrencilerin basarisizliginin nedenleri arastirilacak,
bu nedenler giderilmeye çalisilacaktir. Basarisizlik kolay kolay
kabul edilmeyecektir.
Ögrencinin velisiyle yakin bir diyaloga girilecektir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda çocuklar basarisizliklarindan
hiçbir zaman sorumlu tutulmayacaklardir.
Basarisiz ögrenciler, basarisiz olmalarinin disinda baska
ceza görmeyeceklerdir. Basarisizligin dünyanin sonu olmadigi,
her basarili insanin basaridan çok basarisizliklari oldugu ögrenciye
anlatilacaktir.
Ögretim tam gün yapilacaktir.
2.2. OKUL VE ÇEVRE
Aziz Nesin Ilkögretim Okulu, Aziz Nesin’in adina yakisir
bir okul olacaktir. Hayvanlariyla, tarimiyla, çiçek ve sebze
bahçeleriyle, dansiyla, müzigiyle, resim ve heykel atölyeleriyle,
fotografçiligiyla, satranciyla, spor alanlariyla, çocuk bahçesiyle,
kitapligiyla, sinema ve tiyatrosuyla, ögrenci gazete ve dergisiyle,
bilimsel ve sosyal etkinlikleriyle, hosgörüsü ve özgürlügüyle,
ögrencilerin haftasonlari bile okula gelmek isteyecekleri bir
okul olacaktir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulu, korkulan, sevilmeyen, zorla
gidilen bir yer olmayacaktir. Haftasonlari ve ders saatlerinden
sonra yapilan etkinliklerle ögrencilerin okullarini sevmeleri,
okullarina daha çok baglanmalari, ögretmenleriyle sicak ve yakin
iliskide olmalari saglanacaktir.
Ögretmenin ya da yönetimin görüsüne ters düsen ögrenciler
kinanmayacak, cezalandirilmayacak, korkutulmayacaktir. Tam tersine,
okulda herkesin düsüncesini çekinmeden açiklayabilecegi ve savunabilecegi
bir ortam yaratilacaktir.
Ögrencilere, hakli çikmak için degil, dogruyu bulmak için
tartismalari gerektigi ögretilecektir.
Ögrenci kendi kendisiyle de tartismasini ögrenecektir. Bunun
en iyi ve en kolay yolu bol bol deneme (tahrir, redaksiyon)
yazmaktir.
Ögrenciler yetenek ve ilgi alanlarina göre bir araya gelebilecek,
satranç, müzik, tiyatro, resim, heykel, seramik, matematik,
bilim, pul ve fotograf gibi ilgi alanlarinda kulüpler kurmaya,
çalismalar yapmaya tesvik edileceklerdir.
Ögrencilerin, (o gençlere özgü bitip tükenmek bilmeyen) enerjilerini
olumlu, yapici ve yaratici biçimde yönlendirebilecekleri, kullanabilecekleri,
degerlendirebilecekleri, kirici olmadan harcayacabilecekleri
ortamlar yaratilacak, olanaklar sunulacaktir. Ögrencilere bu
konuda gereken yardim kosullar elverdigince saglanacaktir.
Ögrenci ve ögretmen Aziz Nesin Ilkögretim Okuluna sahiplenecektir.
Ögrenci ve ögretmen, okulun güzellesmesine, egitimin iyilesmesine
katkida bulunacak ve okul yönetimine katilacaktir. Aziz Nesin
Ilkögretim Okulu, önce ögrencinin, sonra ögretmenin, daha sonra
da müdürün mekâni olacaktir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, MEB izin verdigi ölçüde ve
ögrencinin sagligi söz konusu olmadigi sürece, ögrenciler giyim
kusamlarinda, saç ve baslarinda olabildigince özgür olacaklardir.
Bir gencin, kisiligini bulmak için, (en kolay yollardan biri
olan) disgörünümüne basvurmasi olagan, hatta dogaldir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda hiçbir ögrenci dinsel ve felsefi
inancina aykiri giyinmeye zorlanmayacaktir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulu yönetimi ögrencilerin elestirilerine
açik olacaktir. Bu elestiriler haksiz bile olsa ögrenciler kinanmayacaklardir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda dayaga, korkuya, cezaya, hele
bireyi yok sayan toplu cezaya yer olmayacaktir. Ögrenci hiçbir
biçimde asagilanmayacaktir.
Aziz Nesin Ilkögretim okulunda gerekli gereksiz törenler,
hiçbir estetik deger tasimayan slogan siir ve mars okumalari,
beden egitimi derslerinde uygun adim yürüyüsler ve “rahat ve
hazirol”lar olmayacaktir. Aziz Nesin Ilkögretim okulunda ögrenciler
savaskan ve asker gibi yetistirilmeyecektir. .
Haklari ve bu haklari nasil ve hangi yasal yollarla koruyabilecegi
ögrencilere ögretilecektir.
Hiçbir kural, hiçbir yasak gerekçesiz olmayacaktir, her kuralin,
her yasagin gerekçesi ögrenciye açiklanacaktir.
Ögrenci baskalarindan çok kendisiyle yarisacaktir. Ögrenciler
olabildigince geçmislerine göre degerlendirileceklerdir.
Söylemeye gerek var mi, Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda kiz-erkek,
irk ve ekonomik sinif ayrimi yapilmayacaktr.
Siniflar 25 kisiyi geçmeyecektir.
2.3. DERSLER
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda hiçbir dersin basat amaci gence
bilgi aktarmak olmayacaktir. Bilgi elbette önemlidir, ancak
bilimsel yöntemler, yorumlar, genel bakis açilari, genel degerlendirmeler,
yasama genel tavir bilgiden çok daha önemlidir. Bilgiyi öne
çikaran bir ögretim izlencesi ezberci olmaya mahkûmdur.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, matematik gibi dallanip budaklanan
ve birçok dala uygulanan derslerle, tarih, felsefe ve sanat
gibi yasama yeni bir bakis açisi getiren, kisinin yasamini zenginlestiren
ve nesnel degeri olan derslere önem verilecektir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda sanata özellikle yer verilecektir.
Sanat, hem tarih olarak (Sanat Tarihi) hem de uygulamada ögretilecektir.
Resme özellikle genis yer verilecektir. Resim egitimi hem
ucuz yapilabilir, hem de çocugun imgelem dünyasini genisletir,
bir is üzerine yogunlasmasini saglar ve ayni zamanda psikolojik
dengesini saglar. Ayrica bir ögrenci, resim sayesinde kendini
asmanin zorlugunu “kolayca” anlar ve tadina varir.
Hiçbir dersin basat amaci ögrenciye bilgi aktarmak olmadigi
gibi matematik dersinin de basat amaci bu degildir. Matematik
dersinin zorlugu, bu dersin sürekli çalisma gerektirmesinden
ve kopukluga izin vermemesinden kaynaklanir. Bu nedenle, Aziz
Nesin Ilkögretim Okulunda matematik derslerinde birbirinden
olabildigince bagimsiz konular islenmeye çalisilacaktir. Konular
ögrenciye eglenceli bir biçimde (örnegin bir oyun olarak) sunulacak,
ögrencinin matematigi kendi kendine kesfetmesi saglanacaktir.
Hiçbir matematiksel kural, yasa ve tanim tepeden inme verilmeyecektir.
Ögrenci her kurali ya kendi bulmalidir ya da bu kurali gencin
kendisinin de bulabilecegi duygusu verilecek biçimde anlatilmalidir.
Tarih ve edebiyat dersleri günümüzle baglantili olarak islenilecektir.
Eger bir konunun ogrenciyi ilgilendirmedigi düsünülüyorsa (örnegin
Roma Imparatorlugu tarihi, Divan edebiyati vb.), o zaman o konu
önce ögrenciye ilginç kilinacak, konunun önemi, günümüzle olan
iliskisi irdelenecektir. Bu derslerin de basat amaci gence bilgi
aktarmak degildir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda Tarih dersi birtakim tarih
ve olay dizisi olarak ögretilmeyecektir. Tarihi olusturan olaylarin
nedenleri, birbirleriyle iliskileri üzerinde özellikle durulacaktir.
Geçmisin günümüze ve gelecege baglantisi tarih derslerinde
her zaman göz önünde tutulmalidir. Tarih derslerinde, konuya
gazetelerin isledigi güncel konulardan girilebilir.
Türkçe derslerinde ögrenciler bol kitap okumaya tesvik edilecektir.
Her ögrenci ayda en az iki kitap okumalidir.
Tarih ve Türkçe derslerinde yazinsal ve görsel yapitlardan
bolca yararlanilacaktir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenci, dogru biçimde gazete,
kitap, dergi okumasini, televizyon, film seyretmesini ögrenecektir.
Basinda ve televizyonda yer alan haberle yorumu birbirinden
ayirabilecek, okudugunu ve izledigini sorgulayabilecektir. Bu,
ayri bir ders olarak degil, her derste ögretilecektir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda resim, müzik, beden egitimi
gibi derslerin sinif geçmeye bir etkisi olmayacaktir. Ögrenciler
bu derslerde geçmisteki basari ve basarisizliklarina göre degerlendirileceklerdir.
Önemli olan ögrencinin kendini asmasidir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenciye verilen her bilgi
ya kanitlanacak ya da bilginin kaynagi gösterilecektir. Bu olanaksizsa,
bilginin dogrulugunun nasil (örnegin hangi deneyle) denetlenebilecegi
ögrenciye söylenecektir. Bu da olanaksizsa, bilginin simdilik
kanitlanamayacagi, ileri siniflarda ya da düzeylerde kanitlanacagi
söylenecektir. Bu da olanaksizsa, ögrencinin bu bilgiden kusku
duymaya hakki oldugu belirtilecektir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda derslerde, islenen konuya katkisi
olmus ünlü kisilerin yasamöyküleri anlatilacaktir. Böylece ögrenci
o kisileri taniyacak ve kendine çok yabanci kisiler olarak görmeyecektir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda yasalarin yasakladigi kitaplar
disinda yasak kitap olmayacaktir. Her kitap okula özgürce girebilecektir.
Ögrencilerin okuduklari kitaplar hiçbir biçimde denetlenmeyecektir.
2.4. ÖGRETMEN
Ögretmenin görevi ögrenciye bilgi aktarmaktan çok ögrenciye
ögrenmesini ögretmektir. Bilgi çoktur. Ögretmen her bilgiyi
hem bilmez, hem de ögrencilere aktarmaya zamani yoktur, üstelik
bilgi yanlis da olabilir. Bu yüzden, Aziz Nesin Ilkögretim Okulu
ögretmeni bilgi aktarmak yerine, ögrencinin bilgiye (düsünerek,
arastirarak, sorarak, inceleyerek) ulasmasina yardimci olacaktir.
Ögrenci–ögretmen iliskisi, Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda
bir ast-üst iliskisi olmayacaktir. Gerektiginde ögrenci de arastirmalariyla,
incelemeleriyle, yorumlariyla ögretmene ögretebilir. Ögretmen,
her an ögrenmekte ve kendini gelistirmekte oldugunu sürekli
ögrenciye sezdirmelidir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögretmen ve ögrenci arasinda
güven saglanacaktir. Ögretmen polis degildir. Sinavlarda ögretmenin
görevi kopya çekenleri yakalamak degil, sorulara yanit vermek
olmalidir. Ögrenciye kopya çekmenin ahlaksizlik oldugu söz ve
davranislarla anlatilmalidir. Ögretmen ögrenciye güvenmelidir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda her ögrencinin yetenekli oldugu
bir dal bulunmaya çalisilacaktir. Ögrenci ve ögretmeni bu konuda
sürekli arayis içinde olacaktir.
Ögretmen herseyi bilemez, hatta ögretmen ancak çok az sey
bilebilir. Ögretmen yanlis yapabilir, yanilabilir. Kitaplar
da yanilabilir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögrencileri bunun
ayriminda olacaklardir.
Ögretmen, derslerin düzeyini çok yüksek tutmamali, öte yandan
çok da indirmemelidir. Ögrencinin düzeyini zorlamak amaciyla,
Aziz Nesin Ilkögretim Okulu ögretmeni, ögrencilerin özgüvenlerini
sarsmadan, derslerin düzeyini arada sirada sinif düzeyinin bir
parmak üstüne çikartabilirler.
Aziz Nesin Ilkögretim okulunda ögretmen, ögrencileri birlikte
çalismaya tesvik edecektir. En iyi ögrenme yönteminin ögretmek
ve birlikte çalismak oldugu her zaman göz önünde tutmalidir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda ögrenciler sik sik guruplar halinde
çalisacaklardir.
Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda, ögrencilere kütüphaneye gitme,
kitap okuma, kitap satin alma aliskanliklarini kazandirilacaktir.
Derslerde toplumumuz elestirilmekten çekinilmemelidir. Örnegin,
sanat derslerinde çevrenin çirkinligi, spor derslerinde spor
sahalarindaki çirkin olaylar ele alinmali, edebiyat derslerinde
toplumca ne kadar az okudugumuz elestirilmelidir. Bir insanin
toplumunu elestirmesinin, o insanin bulundugu toplumu sevmedigi
anlamina gelmedigi, tam tersine, sevdigi için degistirmek istedigi
anlasilmalidir. Aziz Nesin Ilkögretim Okulunda yasadigimiz topluma
elestirel bakilacaktir.
Ali Nesin
Nesin Vakfi Yönetmeni
|