| Sevgili Nesin Vakfi Dostlari,
Yeniyila gene Vakfimizda dostlarimizla birlikte girdik. Sabaha
kadar yedik içtik, sarkilar, türküler söyledik, 1960'larin müziginde
büyük küçük tam anlamiyla çilginlar gibi sabaha kadar tepindik,
öyle eglendik ki tombalaya bile zaman kalmadi... Dededen kalma bir
aliskanlikla biz hediyeyi bol tutariz. En çok da küçüklere veririz
elbet.
20 Aralik'ta da Aziz Nesin'in 85. dogumgününü kutladik. Bir Rum
tavernasinda, ama tabak kirmadan... Üç yüzü askin dostumuzla sicacik
bir yemek ortaminda bulustuk. Kadehimi - artik geleneksel oldugu
üzere - "Aziz Nesin'in sagligina" kaldirarak geceyi açtim.
Demirtas Ceyhun kendine özgü sohbet biçemiyle Aziz Nesin'li anekdotlar
anlatarak gecemizi neselendirdi. Kötü ses düzeni, Sadik Gürbüz'ün
sazindan sözünden etkilenmemizi engelleyemedi, Sadik Gürbüz uzun
uzun alkislandi ve üç kez bis yapti. Vakif kizlarimizdan Türkan,
köyünden iki yanik türkü söyledi, sazsiz, çiplak sesle. Gencecik
iki yetenekli müzisyen, Evrim Özsuca ve gitarist arkadasi
Kerem cazla kanimizi kaynattilar. Mezzo soprano Sema tek basina
bir orkestraydi; caz, klasik, tango, halk türküsü, siir, dogaçlama.
Esi benzeri görülmemis bir alasim, üstelik çalgisiz. Büyülendik.
Mümtaz Sevinç, gece boyunca Aziz Nesin'den ve Nazim Hikmet'ten siirler
okudu. Sunucumuz Nevzat Senol'du. O gece çok az su içildi.
Gecenin bir baska hos tarafi da elde ettigimiz gelirdi. Birikmis
paramizi da ekleyerek, Harbiye'den küçük bir daire aldik. Bu daireyle
birlikte Nesin Vakfi'nin sahip oldugu konut sayisi on yediye yükseldi
- bunlardan on üçü Aziz Nesin'in ölümünden sonra (son 4,5 yilda)
alindi. Bos zamanlarimi emlakçilik yaparak degerlendiriyorum. Nihai
emelimizin Beyoglu'nu ele geçirmek oldugu söylentisi dogru degil,
ama hos bir fikir dogrusu. Hesaplarima göre, Aziz Nesin'in kitap
satislarindan ve dostlarimizin bagislarindan bagimsiz yasayabilmesi
için, Nesin Vakfi'nin topu toplami 40 konuta gereksinimi var...
Geçen yil bizim için oldukça büyük sayilabilecek bir girisimde
bulunduk: Yirmi iki dönümlük bir arazimize 220 ceviz fidani diktik.
Ve bunu en bilimsel yöntemlerle yaptik. Türkiye'de cevizcilik üzerine
yazilmis bütün kitaplari (2 tane) okudum ve konunun uzmanı herkesle
(3 kisi) konustum. Bilimsel yaklasim beklenen sonucu verdi ve bir
ikisi disinda fidanlar tuttu, hatta ceviz verenleri bile oldu. Yarim
metrelik bir ceviz fidaninin tepesindeki tek bir cevizin bunca haz
verecegini bilmezdim, bu mutlulugu da tatmis oldum. Ancak cevizlerimizi
yiyemedik, çalindilar! Bu fidanlar ulu agaç olup ceviz verecek,
hirsizlardan kurtarabildiklerimizi toplayip kurtlanmadan satacagiz
ve böylece Nesin Vakfi her yil 20 bin dolar kazanacak. Hep birlikte
görecegiz, on dokuz yil sonra.
Güzel bir haber daha: Daha Türkiye'de hiçbir okula, parka, alana,
caddeye, sokağa Aziz Nesin adı verilmemisken Berlin'de bir Avrupa
okuluna verildi. 24 Subat'ta okulun açilisi var. Biz de Çatalca'da
36 dönümlük bir arazimize "Aziz Nesin Ilkögretim Okulu"
kuracagiz. Adina yakisan bir okul ve egitim sistemi tasarliyoruz.
Ayrintilar gelecek aylarda.
23 Nisan'da da tiyatromuzun açilisini yapmaya çalisacagiz. Çalismalar
devam ediyor.
Nesin Vakfi'ni düsünerek - özellikle yilbaslarinda - Milli Piyango
bileti alan ya da loto oynayan çok dostumuz var. Bilet paralarinin
dogrudan Nesin Vakfi'na verilmesinin daha yararli oldugu hem matematiksel
hem de deneysel olarak kanitlanmistir. Sabancilarin, Koçlarin, Dogramacilarin
ve bilumum bol sifirli zenginlerin vakif, üniversite, yurt, hastane,
sanat merkezi, müze kurduklari ülkemizde, iyilik yapmak için çok
zengin olmak gerektigi izlenimi yerlesmistir. Nesin Vakfi bunun
ender karsiörneklerinden biridir.
Çocuklarimiz saglikli ve mutlu. Bizde yaramazlik yok degil çok,
neyseki çocukça ve olagan yaramazliklar.
Pek yakinda kulaginiza bir mö notasi çalinirsa, bilin ki Mercedes
dogurmustur.
Nesin Vakfi çocuklari ve çalisanlari adina tüm dostlarimizin yeniyilini
kutlar, en iyi dileklerimi sunarim. Nice yillara...
Ali Nesin
Nesin Vakfi Yönetmeni
|