|
Yazılar 2005
100 Temel Eser…
Ne
zamandır Nazım Hikmet’in oğluna yazdığı “Memed’e Son Mektubumdur”
şiirinin kimi bölümleri gelip gelip yakama yapışıyor, dilimde
gönlümde dolaşıp duruyor:
“Dünyada kiracı gibi değil, /
yazlığına gelmiş gibi de değil, / yaşa dünyada babanın eviymiş gibi…
/ Tohuma, toprağa, denize inan. / İnsana hepsinden
önce.
Bulutu, makinayı, kitabı sev, / insanı hepsinden önce.
Kuruyan dalın / sönen yıldızın / sakat hayvanın / duy kederini,
/ hepsinden önce de insanın…” Her şeyden, hepsinden önce insana
inanmanın; her şeyden , hepsinden önce insanı sevmenin; her şeyden,
hepsinden önce insanın kederini içimde duymanın yolunu çocukluğumda
bana açan bir yandan annem ve babam olsuysa, bir yandan da okuduğum
kitaplar olduğuna hiç kuşkum yok… Milli Eğitim Bakanlığı’nın ,
ilköğretim öğrencilerine önerilmek üzere hazırladığı “100 Temel
Eser” açıklandığından beri önümdeki listeye bakıp duruyorum. Ve
baktıkça, yo’i Türk, 30’u yabancı yazarların eserlerinden oluşan
listedeki kimi kitapların, bir çocuğu, ömrü boyu kitaptan ve
okumaktan nefret ettireceğini düşünmeden edemiyorum…
(Yazık
ki burada listenin tümünü vermeme olanak yok. Ancak meraklıları,
internette her hangi bir arama sitesine girip “100 Temel Eser”
dediler mi, tüm listeye ulaşabilirler. ) Bakanlığın listesi
açıklandığından beri, tepkilerin ardı kesilmiyor. 22 Temmuz tarihli
Cumhuriyet’te, bu tepkilere geniş yer ayrılmıştı. Niyetim bunları
tekrarlamak değil. Ancak “polemik çıkmasın” diye, yalnız ölmüş
yazarlardan seçim yapmak bana da çok gülünç geliyor. O yüzden (
Allah gecinden versin) , örneğin Türkçe’nin büyük ustaları
Dağlarca’nın , Yaşar Kemal’in kitapları ilköğretim çağındaki
çocuklara önerilemiyor. Böyle komiklik olabilir mi! Hemen şunu
da belirtmek istiyorum: Eğer bugün inandığınız, güvendiğiniz, saygı
duyduğunuz , yüz ayrı kişiye böyle bir liste hazırlamasını
söyleseniz, hiç kuşkunuz olmasın, birbirinden çok farklı yüz ayrı
liste çıkar karşınıza. Diyeceğim böyle bir liste oluşturmak çok güç
bir iş. Belki 10 temel eser, 20 Temel eser denseydi, derli toplu
kimsenin tepki gösteremeyeceği bir liste oluşturulabilirdi. Ama o
bile zor…
Bu arada önemli bir tepki
Ali Nesin’den geldi. “Seçilen 100 temel eser arasında Aziz Nesin'in
eserlerine yer verilmemesini kınadığımı bildiririm. “ diyordu
açıklamasında. “ Yüz binlerce yetişkin okumayı Aziz Nesin sayesinde
ve cocukluğunda sevmiştir. Yüz binlerce insanın ilk okuduğu kitap
Aziz Nesin'in kitaplarıdır. Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri bunu
bilmezler mi? Bilmiyorlarsa orada ne isleri var? Biliyorlarsa
amaclari ne? “
Ali Nesin çok haklı. Okuma alışkanlığı olmayan
insanların ülkesinde okumayı sevdiren insandır Aziz Nesin, bundan
kimsenin kuşkusu olmasın. Ali Nesin kibarca bizleri de uyarıyordu: “
Basında birilerinin bu konuya dokunacağını umdum ama olmadı,
herhalde ben göremedim” diyerek… (Geç oldu, özür dilerim Ali
Nesin!)
Aziz Nesin’in çocuklara yönelik kitaplarını “ilgisiz
ilgilelere” anımsatmaktan da geri kalmıyordu Ali Nesin: “Simdiki
Çocuklar Harika”, “Ben de Cocuktum” , “Bu Yurdu Bize Verenler” ,
“Borclu Olduklarımız”, “Pırtlatan Bal” , “Uyusana Tosunum”, “Anıtı
Dikilen Sinek “…
Yüzümde gülümseme bu kitapları anımsarken ,
birçok kitabın listeye neden girdiğine şaşıyor, Azra Erhat’ın “Troya
Masalları”nı okumayan çocuk nasıl da yoksul kalacak; yabancı eserler
neden hep Batı’dan seçilmiş, kimsenin aklına Samed Behrengi’nin
“Küçük Kara Balık”, “Bir Şeftali Bin Şeftali” kitapları; ya da Çin
Masalları gelmedi mi düşünüp duruyordum…
Dilerim bu liste,
çocukları okumaktan , kitaptan soğutmaz, korkutmaz… Dilerim gerek
aileler gerek öğretmenler, liste karşısında bunalabilecek çocuğa
kendi seçimini yapma hakkını ve olanağını tanır…Dilerim
mecburiyetten değil, kendi özgür seçimleriyle okurlar… Çünkü o zaman
kitabı , okumayı severler… Ve her şeyden, hepsinden önce de insanı…
31 Temmuz 2005- Cumhuriyet
|