TIRMIK / AYDIN ENGİN
E-Mektup Yığını Arasında...
Ooooooo!...
Yığılmış ki ne biçim. Önceki gün dönüp, gazeteye uğrayıp biraz çene
çalıp eve geldiğimden itibaren gece yarısını çok (ama çok) geçeye kadar
elektronik postada birikmiş mektuplarla boğuştum.
Kimi kısa. Ya bir hatayı düzeltiyor, ya bir soru soruyor, ya bir konu
öneriyor.
Kimi uzun. İki üç Tırmık boyu. Ya bir Tırmık'a yanıt veriyor,
orada yazılanları çürütmeye çalışıyor, ya Tırmık'ta değinilmeyen bir
konuyu ele alıp ardından ekliyor:
- Almanya'da şarap şurup gevezeliği yapacağına bunları yazsana!
Çok kişisel olanları, çok abuk sabuk olanları, çok ''uzman işi''
olanları, çok küfredenleri, hak etmediğim kadar çok övgü düzenleri
ayıklayıp Tırmık okurunu ilgilendireceğini sandıklarımı kümelere ayırıp
toptan yanıtlayayım bari...
*****
Önce Nesin Vakfı üstüne.
Ekranda tamı tamına 152 e-mektup var. Hemen hepsi Nesin Vakfı'na ilişkin bir ''rapor-mektup''
yollayan Ali Nesin
'e nasıl yardımcı olabileceklerini sormakta.
Buyrun, Aziz Nesin' in pişirdiği o
harikulade çorbaya bir tutam tuzla katılmak isteyenlerin para
yatırabileceği banka hesapları:
Yapı Kredi Bankası Çatalca Şubesi: 288 10 30 154 / 9.
İş Bankası Parmakkapı Şubesi: 1042 55 10 65.
Vakıfbank, Çatalca Şubesi: 237 417 71 57
Ziraat Bankası Çatalca Şubesi: 130 30440/624.1.
Bankalar böylesine hayırlı bir katkı için bile havale parası
alabilirler. Ali Nesin, katkıların posta çeki hesabına yapılması
halinde havale gideri alınmayacağını haber veriyor. Nesin Vakfı'nın posta çeki hesabı da şöyle: 164 000
9.
Nesin Vakfı'nın Çatalca'daki yuva sının
bahçesinde koşuşan çocuklara katkınızı salt para yardımı ile sınırlamak
istemiyorsanız Ali Nesin'e e-posta ile de ulaşabilirsiniz: anesin
**turk.net .
Nesin Vakfı'ndan -şimdilik- bu kadar.
****
Solda bir seçim ittifakı kurulmasının suya düşmesinde gazete olarak
Cumhuriyet'in, gazeteci olarak benim de payım bulunduğunu belirtip mektup
döşenenler de epey büyük bir küme oluşturuyor.
Cumhuriyet 'in solda birliği sağlamak gibi bir ödevi
olabileceğini sanmıyorum. Bir günlük gazeteye böyle bir ''misyon''
yüklemeyi en azından ben anlayamam. Keza solda ittifak kurmak gazetelere
ve gazetecilere kaldıysa partilere, parti yöneticilerine ne gerek var?
Dahası: Cumhuriyet, sosyal demokrasinin bütün kanatlarından, sosyalist
soldan, sosyal demokrasiden daha farklı bir siyasal yörüngede yürümeyi
yeğleyen Kemalist hareket ve gruplara kadar çok geniş bir okur yelpazesine
sesleniyor. Cumhuriyet'i olsa olsa tek bir partiye ağırlık verirse
eleştirmek gerekir. Benim gözlediğim kadarıyla böyle bir yönelim de bu
gazetede yok.
''Gazeteci'' ye gelince...
Gel de ünlü fıkrayı anımsama:
Bir bankanın önünde mangalını kurup kestane satan Mişon'a, arkadaşı
Salamon gelip borç istemiş. Mişon suratını ekşitmiş:
- İki gözüm Salamon, demiş. Sana yardım etmek elbet isterdim.
Lakin banka ile anlaşmamız var. O kestane satmayacak, ben de borç para
vermeyeceğim. Sen en iyisi git banka ile konuş...
Aynı hesap.
Politikacı partisini yönetsin; politika yapsın; iktidara gelirse ülkeyi
yönetsin; muhalefette kalırsa iktidarın yanlışlarına karşı çıkıp doğrusunu
desteklesin. Seçimler öncesi ittifak kurmak gerekiyorsa, görüşsün,
tartışsın ittifakı kotarsın.
Gazeteci ise olup biteni saptırmadan, çarpıtmadan okurlara iletsin;
olup biteni aklının erdiği, dilinin döndüğü, kaleminin elverdiği ölçüde
yorumlasın, değerlendirsin, okurun kendi özgür yargısını üretmesine hizmet
etsin.
****
Gelen e-mektup yığını içinde (tek tek saydım) tam 31 tane ''panel
daveti'' var.
Bu köşede üç kez yazdım.
Bu dördüncüsü: Başka meslektaşlarımı bilmem ve karışmam. Ama ben panel
adı verilen o tuhaf toplantılara katılmıyorum. Panellerin yararına
inanmıyorum. Bir masanın arkasında sıralanmış bir yönetici, dört
konuşmacıdan oluşan tabloya bakan panel yorgunu izleyicilerin ''Ulan
daha ikisi konuştu. Panel yönetmeni olacak herif de lafı birinden alıp
ötekine verirken en az bir on dakika konuşuyor. Yandık ki ne yandık''
diyen bakışlarına dolaysız tanık oldum.
Adamdan sayıp panele çağıranlara teşekkürler. Ama bir kez daha
belirtmeliyim, hiçbir panele katılmıyorum, bundan sonra da katılmaya
niyetim yok...
****
Şimdi de CHP- Derviş nikâhından nasıl bir bebek doğacağını tartışan
e-mektuplara gelelim...
...Diyeceğim, ama gelmeyelim...
Baksanıza yerimiz kalmadı..
aengin@doruk.net.tr |