Aziz Nesin'e geri dön

 

 

 

 

 

 

 

AYDINLANMANIN

IŞIĞINDA

AZİZ  NESİN

*

Feridun  Andaç

 

 

 

         Yaşamı

 

         Aziz Nesin adı, edebiyatımızda gülmece ile özdeşleşmiş bir ad. Çağının tanıklığını yapan bir yazar, bir aydındır o. Ürünlerindeki toplumsal gerçekçi yaklaşımı, yergisel gülmece öğeleriyle süslü anlatımıyla Türk edebiyatında çağdaş gülmece sanatının öncüsü sayılmıştır. Onun, edebiyatımızda geleneksel mizah anlayışını değiştiren bu çabası, gülmecenin işlevselliğini daha bir etkin ve yaygın kılmıştır.

         Nesin, 20 Aralık 1915’te İstanbul Heybeliada’da doğdu. Asıl adı Mehmet Nusret’tir. İstanbul Kanuni sultan Süleyman İptidai Mektebi’nde başladığı öğrenimini Darüşşafaka’da tamamladı (1929). Kuleli Askeri Lisesi’ni (1935), Harp Okulu’nu (1937) ve Askeri Fen Okulu’nu bitirdi (1939). Teğmen rütbesiyle orduya katıldı. Askeri Fen Okulu’ndayken Güzel sanatlar Akademisi Süsleme Bölümü’ne devam etti. Anadolu ve Trakya’nın çeşitli yerlerinde subay olarak görev yaptı. 1944’te, üsteğmenken ordudan ayrıldı.                                                    

          Bir süre bakkallık, muhasiplik gibi işler yaptı. Gazeteciliğe başladı. Sedat Simavi’nin çıkardığı “Yedigün” dergisine girdi (1944). “Karagöz”, “Tan” gazetelerinde çalıştı. “Tan” gazetesinin yakılması üzerine (4 Aralık 1946), sekiz sayı süren, “Cumartesi” adlı haftalık magazin dergisi çıkardı. Derginin kapanması üzerine “Vatan” gazetesinde çalışmaya başladı. Sabahattin Ali’yle birlikte “Markopaşa” mizah gazetesini çıkardı (1946).                                

          Amerikan yardımının Türkiye’ye yönelik amaçlarını eleştiren, dizilip basılmış ama henüz yayınlanmamış olan, “Nereye Gidiyoruz?” adlı yazısından dolayı 12 Ağustos 1947’de on ay ağır hapis ve üç ay on gün de Bursa’da “emniyet-i umumiye nezareti” altında bulundurulma cezasına çarptırıldı.  

         1950’de yayımlanan Azizname adlı kitabından dolayı tutuklandı. Yine aynı yıl içinde, G. Politzer’in Marksist Felsefe Dersleri adlı kitabının önsözünün bir bölümünü çevirterek “Baştan” dergisinde yayımlaması üzerine mahkemeye verildi. Bir yıl dört ay hapis ve ceza süresince de İstanbul’da “emniyet-i umumiye nezaretine” mahkum edildi. Hapisten çıkınca Levent’te kitapçı dükkanı açtı (1951). Beyoğlu’nda fotoğraf stüdyosu işletti (1952). 1954’te yeniden basın yaşamına döndü. Çeşitli dergi ve gazetelerde çalıştı. Yazdığı yazılarında iki yüze yakın takma ad kullandı.

         Kemal Tahir’le birlikte Düşün Yayınevi’ni kurdu (1956). 1958’de “Dolmuş-Karikatür” dergisi ile birleşerek yayıncılığı tek başına sürdürdü. “Zübük” adlı mizah dergisini çıkardı (1962, 42 Sayı). Şubat 1963’te yayınevinin yanması üzerine, yazarlığı tek uğraş edindi. 1972’de Nesin Vakfı’nı kurdu. Vakıf’ta, her yıl belirli sayıda alınan kimsesiz ve yoksul çocukların bakın ve eğitimlerini üstlendi. Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı görevinde bulundu.

         6 Temmuz 1995’te İzmir’de öldü.

 

         Edebi yaşamı

        

         Yazın yaşamına, askerken, “Vedia Nesin” takma adıyla “Yedigün” dergisine yazdığı aşk şiirleriyle başladı. Bunu, Ankara’da çıkan “millet” ve “yeni Adam2 dergilerinde yayımladığı öyküleri izledi (1943-44).

         Askerlikten ayrılınca, Aziz Nesin imzasıyla “Yedigün” dergisinde şiirler, başka imzalarla magazin öyküleri yazdı. Bir süre “Karagöz” gazetesini yönetti. 1945’te girdiği “Tan” gazetesinde fıkra ve röportajlar yayımladı. Sekiz sayı çıkan “Cumartesi” adlı bir magazin dergisini yönetti. Bir süre “Vatan” gazetesinde çalıştı. Bu dönem, Sabahattin Ali ve Rıfat Ilgaz ile birlikte siyasi gülmece dergisi olan “Markopaşa”yı çıkardı. Dergi birçok kez kapanınca, yayınını bir dizi yeni adlarla (“Malum Paşa”, “Merhum Paşa”, “Ali Baba”, “Bizim Paşa”, Hür Markopaşa”, “Medet”, “Baştan”, “Yeni Baştan”) 27 temmuz 1950’ye değin sürdürdü. Toplam 5,5 yıllık hapis cezasından sonra (1951), bir daha dönmemek üzere Babıali’den ayrıldı.                                                                                                                 

         1954’te “Akbaba” dergisinde çalışmaya başladı. Bu tarihten sonra, değişik takma adlarla “Akbaba”, “Dolmuş”,  (1955); “Yeni Gazete” (1957), “Akşam” (1958), “Tanin” (1960), “Günaydın” (1969), “Aydınlık” (1993) gibi dergi ve gazetelerde gülmece öyküleri, röportajlar yayımladı, fıkra yazarlığı yaptı, başyazılar yazdı. Çağdaş Türk edebiyatının en verimli kalemlerinden biri durumuna geldi.

         İtalya’da üst üste iki yıl Altın Palmiye (1956,1957); Bulgaristan’da Altın Kirpi, Hitar Petar (1966,1977); SSCB’de Krokodil (1969); Asya -Afrika Yazarlar Birliği’nce Lotüs (1975) ödüllerini aldı. 1969’da Karagöz’ün Kaptanlığı-Berberliği-Antrenörlüğü ile Karacan Armağanı’nı;1970’te Çiçu ile Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü’nü; Pırlatan Bal oyunuyla Arkın Çocuk yazını ödülleri ikinciliğini (1974) aldı.  Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz romanıyla 1978 Madaralı Roman Ödülü’nü kazandı.Vakıf adına 1976’dan 1985’e kadar Edebiyat Yıllığı çıkardı. Yapıtları otuzu aşkın yabancı dile çevrildi. Oyunları on yabancı ülkede sergilendi.   

 

          Sanatı

 

         Yazın yaşamına yoğun biçimde girdiği yıllar, Tek Parti yönetiminin baskı dönemine rastlar. Özellikle yazarlığının belirleyici yanını oluşturacak olan gülmece türündeki ilk ürünlerini bu yıllarda verdi.

         İkinci Dünya Savaşı’nın Avrupa’yı saran etkisi, kısa sürede ülkenin ekonomik ve sosyal yapısına da yansıyacaktır. Bu değişim/etkilenme aşamasında, savaşın doğurabileceği sonuçlar üzerine, ülke içinde alınan ekonomik ve siyasal önlemler, yönetime karşı, toplumun değişik kesimleri üzerinde olumsuz tepkiler doğuracaktır. Gittikçe artan baskılar karşısında, Tek Parti yönetimine karşı duyulan tepkilerin yoğunlaştığı bir ortamdır bu.

         Edebiyat alanında  ise, Sabahattin Ali’nin öncülüğünü yaptığı toplumsal gerçekçi çizgide ürünler verilmektedir. Diğer yanda da Sait Faik, toplum içindeki bireyin sorunlarına yönelerek yeni bir öykü anlayışı geliştirmiştir. Ülkenin toplumsal sorunlarını dile getirmeyi amaç edinen bir kuşağın oluşum yıllarıdır.

         Aziz Nesin ilk ürünleriyle bu yönelimin içinde yer alan bir yazar görünümündedir. İlk öykülerini yayımladığı yıllar, gerçekçilik yolundaki Türk edebiyatının verimli olduğu dönemdir. 1900’lü yılların başlarında ilk ürünlerini veren kuşağın ustalaşmaya yöneldiği bu yıllarda şiir, öykü ve gazete fıkracılığı onun yazarlığının hazırlık dönemini oluşturur. Aziz Nesin, bu süreçte ve sonrasında gazete ve dergilerde yazdığı yazılarla geniş bir okur kitlesine seslenebilmiştir.

         Türk gülmece edebiyatının çağdaşlaşma dönemi, Aziz Nesin’in Sabahattin Ali ile birlikte çıkardıkları  “Markopaşa” dergisiyle başlar. Aziz Nesin, bu dönemdeki öncü çabasının süreğinde verdiği ürünleriyle, Batı etkisinde gelişen gülmece anlayışını yıkmıştır. Ulusal gülmece geleneğini bugüne bağlayarak çağdaş anlamda bir bileşime varıp, her kesimden okur kitlesine seslenebilmiştir. Geliştirdiği teknik, anlatım biçimi ve tematik zenginlikle çağdaş Türk gülmece edebiyatının etkileyici kaynağı olduğu gibi, yeni bir gülmece anlayışının gelişmesine de öncülük etmiştir.

 

         Öykücülüğü

        

         “Markopaşa” dergisiyle başlayan ve 1951’e değin ki süreyi kapsayan gülmece öykücülüğünün ilk evresi, onun yazarlığının da hazırlık dönemini oluşturur. Kendini tümden yazın uğraşısına verdiği 1954 sonrası, öykülerinde “çağdaş Türkiye’nin toplumsal topoğrafyasını vermeye” yönelir. Öykücülüğünün üçüncü evresinde (1957 sonrası), yeni biçim denemeleriyle öykücülüğünü gelişkin, yenileyici bir düzeye getirdiği gibi, çağdaş Türk gülmece öykücülüğüne de yeni açılımlar kazandırır. Öykücülüğünün bu evresinde yayınladığı il ‘masallar’ kitabı, bu yöneliminin ilk örnekleridir. Ülkenin toplumsal ve siyasal baskı ortamında yazmaya yöneldiği öykülerinde (masallarında) sözlü anlatı geleneğinden yararlandı. Öykücülüğünün bu evresinde belirgin olan ‘masal temi’yle, ülkenin günlük siyasal olaylarını, toplumsal bozuklukları eleştirel bir yaklaşımla etkileyici bir biçimde yansıttı. Öykülerinde “soyutlama ve genelleme”ye yönelişinin uzantısı olan olgunluk dönemi, öykücülüğünün dördüncü evresini oluşturur. Bir yanda halk hikayeciliğinin, özellikle meddah geleneğinin, anlatım olanaklarından yararlanarak çağdaş anlamda bir gülmece öyküsü anlatım tekniği geliştirdi. Bu bileşim, onu çağdaşları arasında bu türün etkileyici, öncü bir kişiliği durumuna getirdi. Büyük Grev, onun bu döneminin yetkin ürünleri toplamını içerir.

         Yapıtlarında toplumun geniş bir kesiminin sorunlarını dile  getirerek, yaşamı bütün yönleriyle yansıtma ereğini güder. Toplumsal gerçekçi yönelimi, ülkenin toplumsal değişim süreçlerini ve bu değişim içindeki insanın konumunu saptamaya  yöneliktir. Toplumsal yapıdaki aksaklıkları, bunların güncel yaşamlara yansıyışını; bu bağlamda, insanların birtakım özelliklerini humour yüklü bir anlatımla yansıtarak, geniş bir toplum panoraması çizdi.

         Toplumun her kesiminden, her yöresinden insanı; yaşanılan düzenin olumsuzlukları, çelişkileri, bozukluklarıyla yansıtır. Küçük insanların ezilmişliklerini, toplumsal dengesizlikler içinde oradan oraya sürüklenmişliklerini, haksızlıklara uğramışlıklarının dramını gülünç yanlarıyla sergileyerek insan ve toplum düzeninin eleştirisini yapar. Nesin, bu gerçekliklere yönelirken, eleştirel tavrının ibresini insanın daha iyi bir yaşam sürmesinden yana tutar..Onun eleştirileri salt toplum düzeninin bozuk yanlarına yönelik değildi. Kişilerin olumsuzluklarını, yanlışlıklarını, eksikliklerini de göstererek uyarıcı, etkileyici ve yönlendirici bir çaba güder. Şu yapıtları, bu çabasının en belirgin örnekleri arasında yer almaktadır: Memleketin Birinde, Hoptirinam, Namus Gazı, Zübük, Gol Kralı,Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı, Surname, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Büyük Grev..

         Toplumsal gerçeklikleri yansıtmada yergisel gülmeceye başvurması onun sanatının etkileyici yanını oluşturmaktadır. Bunu, “gülerken düşündürme” amacıyla bütünleştirir. Bu öykü, roman ve oyunlarının çıkış noktasını oluşturan öğedir.

         Nesin, çoğunlukla halktan kişileri konu edinir. Anlatısında olay’dır ön planda olan. Kişiler bu örgüye uygun biçimde verilir. Buradan hareketle kurar öyküsünü. Yapıtlarında kişi ve tema zenginliği vardır. Bunlarla birlikte etkileyici bir dil evreni de kurmuştur. Özellikle öykülerinde yer yer halkın konuştuğu dile başvurması, toplumun değişik kesimlerinden anlattığı insanların dünyalarıyla gelen bir özellik taşır. Kullandığı bu dil, gerçekliklerini yansıttığı kişilerin dünyasını, psikolojik yapısını sergileyen önemle bir üslup özelliğine dönüşür onun anlatısında.

 

 

 

 

         Romancılığı

 

         Romanlarının başlıca temasını yine toplumun aksak yanları, halkın güncel yaşamında süregenleşen çelişkiler oluşturur. Geniş bir kesimi yaşadığı ortam, ilişkileri, sorunları ekseninde panoramik bir bakışla yansıtır. Toplumsal yergi, gülmece romancılığının başat öğesidir. Yansıttığı gerçeklikleri sergilerken belirgin tiplemeler çizer. Romanındaki tezi, bu doğrultuda, ‘tip’in kişiliğyile sergiler. Zübük, Gol Kralı, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz romanları Türk edebiyatında gülmece romanının başarılı örnekleri olarak nitelendirilir. İdam cezasının insan haklarına aykırı bir uygulama olduğunu hicveden Surname ise, konu ve anlatım biçimi bakımından çağdaş Türk romancılığında önemli bir yere sahiptir. Nesin; Batı romanı ile Osmanlı anlatı geleneğinden yararlanarak vardığı bileşim ve savunduğu tezle Türk romanına yeni açılımlar kazandırmıştır.

 

         Oyun yazarlığı

 

         Aziz Nesin, tiyatro çalışmalarına 1939’da başladı. Birtakım denemelerinden sonra, ilk oyunu Biraz Gelir misiniz? İ 1958’de yayınladı. Oyunlarında toplumsal yapıdaki bozukluklardan hareket ederek, taşlama ve yergi yoluyla toplum düzenini eleştirir. Toplumun bu bozuk yapılanışı içindeki insanın dramını humour yüklü bir anlatımla, yer yer de karamizah düzeyinde sergiler. Bu bağlamda insanlığın evrensel sorunlarına da değinir. Bireyin topluma karşı sorumlulukları, bu uğurdaki savaşımı (Biraz Gelir misiniz?, Bir Şey yap Met); toplumla uyuşmazlığı (Toros Canavarı); yalnızlığının umutsuzluğu (Çiçu); cinsel baskı altındaki kişilerin değişik konumlardaki yönelimleri (Hadi Öldürsene Canikom, Hakkımı Ver Hakkı); devlet kurumlarının kişi haklarını yoksayıcı bürokratik çalışması (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz); sömürü düzeninin işleyişi (Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı) oyunlarının başlıca temalarını oluşturur. Nesin, geleneksel Türk tiyatrosunun kaynaklarına yönelerek, bu alanda yazdığı üç Karagöz oyunuyla çağdaş Türk tiyatrosuna yeni açılımlar kazandıran denemeler yaptı.

 

         Şiirleri

 

         Son dönem yayınladığı şiirlerinde özyaşamsal öğelerin ağır bastığı gözlendi.Sanaçının dünyasına, içsel serüvenine, yaşama tanıklıklarının izleklerinin yoğunluğuyla dikkati çeken ürünlerdi bunlar da.

 

 

 

         Bir düzyazı ustası olarak Aziz Nesin

 

 

         Yapıtları

 

         Öykü:

         Geriye Kalan, 1948; İt Kuyruğu, 1955; Yedek Parça, 1955; Fil Hamdi, 1955; Damda Deli Var, 1956;  Koltuk, 1957; Kazan Töreni, 1957; Toros Canavarı, 1957; Deliler Boşandı, 1957; Mahallenin Kısmeti, 1957; Ölmüş Eşek, 1957; Hangi Parti Kazanacak, 1957; Havadan Sudan, 1958; Bay Düdük, 1958; Nazik Alet, 1958; Gıdı Gıdı, 1959; Aferin, 1959; Kördöğüşü, 1959; Mahmut ile Nigar, 1959; Gözüne Gözlük, 1960; Ah Biz Eşekler, 1960; Yüz Liraya Bir Deli, 1961; Bir Koltuk Nasıl Devrilir, 1961; Biz Adam Olamayız, 1962; Sosyalizm Geliyor Savulun, 1965; İhtilali Nasıl Yaptık, 1965; Rıfat Bey Neden Kaşınıyor, 1965; Yeşil Renkli Namus Gazı, 1965; Bülbül Yuvası Evler, 1968; Vatan Sağolsun, 1968; Yaşasın Memleket, 1969; İnsanlar Uyanıyor, 1972; Büyük Grev, 1978; Hayvan Deyip Geçme, 1980; Yetmiş Yaşım Merhaba, 1984; Kalpazanlık Bile Yapılamıyor, 1984; Maçinli Kız İçin Ev, 1987; Nah Kalkınırız, 1988; Gözünüz Aydın Efendim, 1998

       

         Roman:

         Kadın Olan Erkek, 1955; Gol Kralı Sait Hopsait, 1957; Erkek Sabahat, 1957; Saçkıran, 1959; Zübük, 1961; Şimdiki Çocuklar Harika, 1967; Tatlı Betüş, 1974; Surname, 1976; Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, 1977; Tek Yol, 1978.

       

          Oyun:

          Biraz Gelir misiniz, 1958; Bir Şey Yap Met, 1959; Toros Canavarı, 1963; Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı, 1968; Çiçu, 1970; Tut Elimden Rovni, 1970; Hadi Öldürsene Canikom, 1970; Beş Kısa Oyun, 1979; Üç Karagöz, 1969; Pırtlatan Bal, 1976; Başarılarımı Karıma Borçluyum,....

        

         Anı/Özyaşam:

         Bir Sürgünün Hatıraları, 1957; Böyle Gelmiş Böyle Gitmez, Cilt: I/ Yol, 1966; Poliste, 1967; Böyle Gelmiş Böyle Gitmez, Cilt:II, Yokuşun Başı, 1976; Benim Delilerim, 1984; Salkım Saçak Asılacak Adamlar, 1987; Rüyalarım Ziyan Olmasın, 1990; Böyle Gelmiş Böyle Gitmez, Cilt:III, Yokuş Yukarı, 1996

        

         Günce/Mektup:

         Aziz Nesin-Tahsin Saraç Mektuplaşmaları, 1995; Aziz Nesin-Ali Nesin Mektuplaşmaları, (Dört cilt:), 1994-1995;  Mum Hala (günce), 1996; Aziz Nesin-Meral Çelen Mektuplaşmaları, 1998; Aziz Nesin-Saliha Scheinhrdt, Mektuplar, 1999.

         Masal:

         Memleketin Birinde, 1958; Hoptirinam, 1960; Uyusana Tosunum, 1971; Aziz Dede’den Masallar,

        

         Fıkra/Deneme:

         Nutuk Makinası, 1958; Az Gittik Uz Gittik, 1959; Merhaba, 1971; Suçlanan Aklanan Yazılar, 1982; Ah Biz Ödlek Aydınlar, 1985; Korkudan Korkmak, 1988; Bulgaristan’da Türkler Türkiye’de Kürtler, 1989; Bir Tutam Aydınlık, 1994; Çuvala Doldurulmuş Kediler, 1995

        

         Gezi:

         Duyduk Duymadık Demeyin, 1976; Dünya Kazan Ben Kepçe, 1977.

        

         Taşlama, Antoloji, İnceleme:

         Azizname, 1948; Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı, 1973; Leyla ile Mecnun, 1972; Hazret-i Dangalak (2. Azizname), 1992.

        

         Çocuklar için:

         Bu Yurdu Bize Verenler, 1975; Borçlu Olduklarımız, 1976

       

         Şiir:

         Sondan Başa, 1984; Seviye On Ölüme Beş Kala, 1986; Kendini Yakalamak, 1988; Hoşça Kalın, 1990; Bir Aşk Var Bir de Ölüm, 1992; Sıvas Acısı, 1995.

        

         Söyleşi:

         Soruşturmada, 1986; İnsanlar Konuşa Konuşa, 1988; Sora Sora Cennet Bulunu, 1990;Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru,1993; Bir Dokun Bin Dinle, 1994; Bir Vicdan Davası, 1998.

        

         Aziz Nesin Üzerine Kitaplar:

         Çağımızın Nasrettin Hocası, Demirtaş Ceyhun, 1984; Yetmiş Beşinci Yaşında Aziz Nesin, Hazırlayan: Alpay Kabacalı, 1990; Asılacak Adam, Demirtaş Ceyhun, 1994; Gözyaşından Gülmeceye Aziz Nesin, Alpay Kabacalı, 1995; Yaz Babam Yaz, Ahmet Nesin, 1995; Yaşasın Aziz Nesin, Demirtaş Ceyhun, 1995; “Ç” Arkadaşım Aziz Nesin, Müjdat Gezen, 1995;Aziz Nesin’li Fotoğraflar, Ataol Behramoğlu,1996; Aziz Nesin Günleri, Edebiyatçılar Derneği, 1996; Ölümü Hak Eden Ölümsüz Aziz Nesin, Çağdaş Gazeteciler Derneği, 1997; Aziz Nesin Aydınlığı, Öner Yağcı,1997; Gömüyü Arayan Adam, Ali Nesin, 1997.

"; //$alici .= "Matematik Dunyasi ";/ //$alici = "md@math.bilgi.edu.tr"; /* From, cc, bcc kIsImlarI... */ $header .= "From: $realname <$email>\n"; $header .= "X-Priority: 1\n"; // Mailin oncelik derecesi $mesajx = $mesaj."\n\nTelefon : $tel"; /* a */ mail($alici, $subject, $mesajx, $header); $a = "tamam"; } if($a == "tamam"){ echo "

Mesajınız ilgilere ulaştırılmıştır. Teşekkürler.

"; } ?>